31 Ocak 2012 Salı

Merhaba




...ve Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır.

(Blogcu da ki sorunlar adres değişikliği yapmak zorunda bıraktı.

Hayırlısı bakalım.)








30 Ocak 2012 Pazartesi

Nazar Ayeti (Kalem Suresi 51-52)



وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun).Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne.
Ve inkâr edenler, zikri (Kur'ân'ı) işittikleri zaman gerçekten seni, neredeyse gözleri ile devirirler. Ve: “Muhakkak ki o, gerçekten mecnundur (delidir).” derler.Oysa o (Kur'an) ,alemlere bir zikir(öğüt,hatırlatma,hüküm ve üstünbir şeref)den başka bir şey değildir.

Isıtan,Işıtan,İşiten



"Yollar çağırıyor beni kalmalı mıyım, yoksa gitmeli mi?
Ey bulutların arasına âteş yakan Isıtan ve Işıtan beni ... ...
İşiten beni, Kovulmadan güzel günlerin kapısından Kurtar,
Bu ikircim kuyusundan..." 

İbrahim Tenekeci


26 Ocak 2012 Perşembe

Kalbin darmadağın olunca kafanda karışıyor




Kalbin darmadağın olunca, kafan da karışır Şebnem, İtalyan kahvesine batırılmış İrlanda çöreğim; çöpten metal kutular toplayan zombi gibiyim.
Şebnem peynirsiz labirentte dönüp duran fare gibiyim.
Şebnem beynim bulaşık teline döndü.
Sana olan duygularımı mesafe, boşluk, bildiğin hiçlik mayalıyor.
Bazı konuları açıklığa kavuşturmak için çenemi tutmam ve birtakım sonuçlar elde etmek için de hiçbir şey yapmamam gerekirdi.


Asmaların başında nöbet tutmak, üzümlerin olgunlaşmasını sağlamıyor.
Saatin akrebinden hız beklememeliyim.
Tüm umudumu hayırlara vesile olan aksaklıklar, 12'den vuran yanlış anlamalar ve sorunları halleden hatalara bağladım.
Dünyada sahtelik kadar gelişim gösteren başka bir şey yok.
O yüzden, paradokslarla haşır neşir olmadan hayatımıza canlılık katamıyoruz Şebnem.
İmkansıza yatırım yapmadan kazanamayız.
Kaybetmedikçe zenginleşemeyiz.
Dirilmek için kendimizden başlayarak her şeyi yok etmemiz gerek.
Vücut bulması için can attığımız şeyi inkar etmek, yok saymak, reddetmek zorundayız.
Doğru, ancak yalanların sürekli desteği sayesinde ayakta durabiliyor.
Kederliysen güleçliği, sevinçliysen somurtuşu kalkan olarak kullanmalısın.
Dostluğa rekabet ve imha; aşka kurallar ve prosedürler eşlik ediyor.
İnsanın ayna karşısında yaşadığı türden önemsiz bir belirsizlik ile satıcılıktan uzak karmaşa dinmiyor.


Sen de benim aklıma uysan, kalbime uysan, belki bu tuhaflıktan büyük heyecanlar çıkarabilirdik.
Ben riskleri yönetemiyorum Şebnem. Afeti kontrol edemiyorum, krize söz geçiremiyorum.
Sürprizlerin üzücülük arz etmesi sürpriz olmuyor.
Bana öyle geliyor ki, bizlerde olgunluk alametleri gibi yansıyan şeyler, tecrübelerimizdeki alelade acılıktan ileri geliyor.
Delidoluluğun uzantıları gibi algılanabilecek davranışlarımızın da doğallığı su götürür.
Geçerlilik kazanmış riya sisteminin kusursuz işleyişi, ilişkilerimize garantiler getiriyor.
Güvenliği kilitlerde buluyoruz Şebnem.
Emniyet ile itimat aynı şey artık.
Ve birine itimat edecek kadar kendine güvenmenin manası yok.
Aşk hiçbir çağda güvenli bir heyecan olmadı. Fakat aşk'ın bizi manasızlığa kelepçelemesini, aşağılayıcı bir üslupla imha etmesini göze alamıyoruz.
İnsan kendi aptallığının büyüklüğüyle yüzleşince kahrolmaktan kaçınamıyor.
Artık iltifatlar, ikramlar, nazik teklifler en büyük tehditlere dönüşüyor.


Peygamberin mirası tebessüm, riyanın kırmızı alarmı haline geldi.
Dostluğumuz, arkadaşlığımız, tanışıklığımız, tümüyle eğlenceli olmak zorunda.
Her türlüsü ürkütücü olan içtenlik başgösterdiği anda, şakaların opak muşambasına bürünüyoruz.
Birbirimizi oyalamak, kibarlığın yegane yolu oldu.
Saptırılmış ve bir yönetmeliğe uyarlanmış saygının gereği olarak cıvıtmak... ne kader ama.
Kral, en büyük soytarı olmak zorunda.
İnsanlar, yakınlaşmanın yolunu kendilerine acındırmakta ya da muhataplarının kafasına demirle vurmakta arıyorlar çoğu zaman.
Bir de benim gibi, dokunaklı genellemeler yapanlar var.
Şimdi bunları söylüyorum ya, sabah dünyaya, insanlara inanıyor olarak uyanacağım.
Nefertiti'yi [üst kat komşumun kedisi] ve yavrularını görünce, beni bekleyen birtakım vazifeler, insanlık görevleri olduğu fikrine kapılacağım.


Hayatın ölümden, aşk'ın her ikisinden de büyük olduğuna inanacağım.
Ve bu saçmalığı doğuran şartlar, seni benim için dünyanın en değerli insanı kılıyor.
Keşke başka ihtimaller de olsaydı, gerçek hatalar yapabilseydim hiç değilse...
Cehennem, biliyorsun, tüm sorulara aynı cevabın verildiği, azabın kurumsallaştığı, eziyetin otomatikleştiği yerdir.
Ya çok derin acıların ya çok büyük hedeflerin var ya da çok inatçısın Şebnem. Bunların hepsi ya da herhangi ikisi de olabilir.


Bazı şeylerin anlamı ortaya çıktığında, o şeylerin kendileri çoktan yitmiş oluyor Şebnem. Biz aslında kaybettiklerimiziz. Kendisi kaybolunca anlamı parlayan şeylerle kuşatılmış durumdayız. Bu anlam birikintisi, aslında hayatla ilgisi kesilmiş olduğu için anlamsızlığa matuf.
Görüyorsun ya, tüm sözlerim, zavallılığa dönüşmüş bir samimiyetten geriye kalan ve ağıt izlenimi uyandıran gevelemelerden ibaret.
Aslında tüm insanlığı ilgilendiren bunca belirsizlik içinde yalan da önce ihtişamını, sonra da görülebilirliğini kaybetti.
Doğrunun önemi kalmayınca, yalanı ancak kendine söyleyebilirsin. Kendini bulabilirsen tabii.
Şebnem çok saçmaladım, bağışla.
insanın kalbi darmadağın olunca, kafası da karışıyor.
Mümkünse, söylediklerimi unuturken beni aklından çıkarma.


Huşuyla öpüyorum.
Murat Menteş
(Korkma Ben Varım)

24 Ocak 2012 Salı

Biliyorsun


‎''Hiç birbirine çarpan kuş gördün mü
havada.
Ama insanoğluna gelince üstelik yerde,
neler olduğunu
biliyorsun.'' 

Ece Ayhan


Sıcak simit




Allah’tan sıcak simit oluyor sensiz uyandığım saatlerde…
İnanmayacaksın belki,
Simitçiye giderken bile sıcak simitin bulunduğu tek saat olan,
Sabah beşte bile ,
Seninle karşılaşmayı kurguluyorum…

Ah Muhsin Ünlü

22 Ocak 2012 Pazar

Okumadığın gün...


"Okumadığın gün karanlıktasın."

Nuri Pakdil


Sevgili sevgili



''Ey sevgili' demem ben; 'sevgili sevgili' derim. Sevdikçe söylerim, söyledikçe severim. Sevildikçe söylerim, söyledikçe sevilirim. Sevdiğimi söylerim, söylediğimi severim. İşkence altında benim ifademi almak mümkün olmaz. İfademi çünkü çoktan sevgili sevgili almıştır.''

İsmet Özel
 



21 Ocak 2012 Cumartesi

Her gün gidip beş vakit


"İlk güneşi duyuyoruz etimizde
Derimizde ansızın kaçak bir rüzgar yakalıyoruz
Bir serinliyoruz bilseniz bir serinliyoruz
Her gün gidip beş vakit
Denizi öpsek yeridir."

Erdem Beyazıt

19 Ocak 2012 Perşembe

18 Ocak 2012 Çarşamba

Pasta sevmem


Dört kişilik  ailede üç kişilik pasta varsa
"pasta sevmem"
diyen tek kişi annedir.

Senai Demirci

14 Ocak 2012 Cumartesi

12 Ocak 2012 Perşembe

Allah büyüktür


Şarj olsam hasretinle amatörce mi kaçar?
Atomu yumrukla parçalayamam.
Allah büyüktür elbet bir kapı açar.

Murat Menteş

11 Ocak 2012 Çarşamba

Onlar din için ölüyor



"Onlar din için ölüyor,dahası onun için yaşıyorlardı.
Biz ise çeşitli konulardan,kalp krizi,trafik kazası,şişmanlık ve stresten
ölüyoruz,bugünden yarına yaşıyoruz.
Tek kelimeyle onlar Allah'tan,biz ise insanlardan korkuyoruz.
İtiraf etmelisiniz ki fark çok büyüktür.
Ve sonuçları da öylesine büyüktür."

Aliya İzzetbegoviç

10 Ocak 2012 Salı

Rabbim...


Sana zorsa bırak yanayım kolaysa esirgeme.

Cahit Zarifoğlu


Şebnem uçaklar geçiyor



"Şebnem, susamlı akide şekerim, saraya sızmış lunapark balerinim...

Şebnem ne çok melek var yüzünde, tebessümün için binlercesi çalışıyor olmalı.

Şebnem niye böyle? Aşkın, patlayan bir okyanusun tozları gibi saçılıyor.
...
Şebnem kediler geliyor, apartman boşluğuna doğrudan bana miyavlıyorlar, sanki senden bahsediyorlar, dikkatle bakıyorum.

Şebnem zarflar açıyorum, faturalar çıkıyor içinden. Sanki senden bir haber gelecek, senin el yazın, imzan olacak...Öyle saçma, küçücük, tülbent boncuğu gibi umutlar pıt pıt içimde beliriyor.

Şebnem uçaklar geçiyor. Uçakları sanki sen kullanıyorsun.

Her şeyde sana dair bir ipucu, bir işaret seziyorum
." """""

Murat Menteş


8 Ocak 2012 Pazar

Kim?



Kim bıraktı uçurumu bu kadar yanıma?

Nuri Pakdil


Kuşlara özgürlük!




 Babası İspanya'nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapisanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her haftasonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapisaneye giderdi.Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapisane kurallarına göre özgürlügü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı...Çok üzülmüştü küçük kız...Babasına söyledi bunu,o da "üzülme kızım, yine çizersin;bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?"dedi.
Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hmmm!Ne güzel bir ağaç bu!Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?
Küçük kız babasına eğilerek, sessizce:
"Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!.."

6 Ocak 2012 Cuma

Cenkleşiyorum kendimle

  

Kendimi yalnız bildiğim her gece
Yalvarışım ağlayışım
Cenkleşiyorum kendimle

Medet
İmdat

Cahit Zarifoğlu




5 Ocak 2012 Perşembe

bekleyişler


Gözlerim biraz karanlık,
İçinde cenkler,ayinler,kesik damarlar,
kapıları yumruklayışlar,
cipralexler,Turgutlar,Edipler,Sezailer,
siyahlar,beyazlar,uykusuzluklar,
bitmeyen başağrıları,
bildirilerin öfkesi,
duvarlara uzun dalmışlıklar var.

Gözlerim biraz yorgun.
İçinde bekleyişler,
bekleyişler,
bekleyişler,
bekleyişler,
bekleyişler,
bekleyişler...

Tarık Tufan

3 Ocak 2012 Salı

Tek ıstırap


Din, aşk, şiir… Boşlukta yuvarlanan insanın bir yıldıza attığı merdivenler. En yüce, en güzel, en ölümsüz taraflarını benliğinden koparıp bir mücerrede armağan eden insan, neden fakirleşsin ? Boş kubbeleri sonsuzluğumuzla doldurmak, sonsuzlaştırmaktır. Tanrı beşerin en büyük keşfi. Mağarasında meçhul kuvvetlere yalvaran uzak ceddimiz, feza çağının zındığından daha mı az bahtiyardı ? Hangi ilmî hakikat bir kabile dininin nass ' larından daha sıcak, daha doyurucu ? İnanmayanların, inananlara sataşmaları kıskançlıklarından. Mü'minlerin saadetini gölgeyen tek ıstırap, inanmayanlara karşı duyulan merhamet olmalı.

Cemil Meriç 
Bu Ülke
 


 

2 Ocak 2012 Pazartesi

..kendi yarandan bak


“Elinden bir şey gelmemenin acısını iniş takımları olmayan melekler bilir. Bir arabanın farlarına kilitlenip kalmış sincaplar bilir. Suyun dibine ağır ağır çöken taşlar bilir. Matkapla göğsünün ortasına açılmış bir pencere düşün. Perdeyi aralayıp kendi yarandan bakıyorsun dünyaya. Eskisi gibi acımıyor ve de asıl bu acıtıyor.”
 
Emrah Serbes

1 Ocak 2012 Pazar

1 Ocak yeni yılın ilk günü değil Mekke'nin fethi

 

Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı.  

Fetih Suresi /27

Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir. 

Nasr Suresi/1-3