29 Kasım 2012 Perşembe

Ben nerdeydim?

He was martyred in an inhuman attack on the aid flotilla in the Mediterranean in international waters by israeli army on 31st May 2010.

Bazıları o çocuğun orda ne işi var derken ben tam tersini söylüyorum diğer çocuklar neden orda yoktu?

Bu soruyu soruyor Ahmet Doğan bir televizyon kanalına konuk olduğunda konuşmasının arasında. Furkan sabah namazını camilerde kılarken ben öğle ezanından sonra uyanıyor eğer becerebilirsem sabah namazını kaza etmeyi marifet sayıyordum...   Furkan hiçbir cemaat ayrımı taşımadan hakkaniyet namına iş yaparken ben tuttuğum takımın maçlarında bağırıyor çağırıyor hayatımın en büyük ideolojisi bunu görüyordum...   Furkan yazın Kuran kurslarında çalışırken ben tatil için neresi uygun bütün yaz çalıştık hak ettik güzel bir tatil yapalım diyordum.. . Furkan o gemideyken ben vicdanımı biraz rahatlatma adına internette yaşasın Filistin yazıyor sonra gidiyor coca cola içiyor gülüyordum...   Furkan gemide salata yaparken hiç gocunmadan ben hızlı doğrarım zaten abi derken ben benden bir bardak su isteyene mutfağın yerini biliyorsun kalk kendin al diyordum...   Furkan marifet eskileri değil yenileri vermek derken ben hangi mağazada ne kadar indirim var takip ediyor giymeyeceğim yığınlara yenilerini ekliyordum büyük bir iştahla...   Furkan kitap üstüne kitap okurken özelikle ahiretle ilgili kitapları okurken ben ölüm lafını duymak istemiyor hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak arzusuyla koşuyordum...   Furkan daha lisede şehit olmak istiyorum dediğinde ben hangi meslekte çok para var diye meslek seçmeye uğraşıyordum...   O kimseyi incitmez kırmazken çevremdekiler muzdaripti dilimden çektiklerinden... Furkan arkadaşlarına derslerde yardım ederken bizler arkadaşlarımıza not vermiyor derse gelseydin diyorduk...   İşte bu yüzden ben o gemide değildim... internet başındaydım zira o sıralar...   3 ay önce tanıdım Furkan'ı ve Ahmet amcanın şu sözünü   "Furkan'ın şahadeti de her şahadet gibi içinde bir öğreti barındırır. Furkan'ın şehadetine özenmeden evvel gençler, Furkan'ın yaşadığı faziletli hayata özenmeli..."   Şimdi bizim yani kaybedenler kuşağının tek bir derdi var ahlakınla ahlaklanmak... Dünyada farklı yerlerdeydik hep, Allah bizi ahirette ayırmasın Furkan...


Defne DOĞAN








28 Kasım 2012 Çarşamba

Babamın öldüğü ne zaman kafama dank etti biliyor musun?




İnsanı birden büyüten olaylar vardır. Bizim ailede de bir dönem arka arkaya ölümler oldu. Biri de babamın vefatıydı. Birden büyüyorsun işte böyle durumlarda. Bir de o dönem ölümü daha fazla düşünmeye başladım. Ayrıca bir haksızlık duygusu oluştu. Bir sürü adam yaşıyor, ama senin baban ölmüş 50 yaşında, sen de 20 yaşındasın. Adamın bir gözü toprağa bakıyor; ihtiyar, bencil, aksi, bastonunu kafana geçirecek gibi duruyor, 40 tane hastalığı var ama o yaşıyor… Ama odunları jilet gibi ortadan ikiye yaran baban birdenbire ölüyor. Babamın öldüğü ne zaman kafama dank etti biliyor musun? Odun getirmek için kömürlüğü gittiğimde.”

Emrah Serbes



ya da yağmur olsam






Yağmurda koşan bir çocuk olsam
Vedalaşır gibi bildikleriyle.
Kendinden mahrum kalır mı insan?
Kalsam.

...
Duralım burada, güzel esiyor..

İbrahim Tenekeci



dargınım




Sevgiden caydığım yerde darıl bana…

Metin Altıok 




26 Kasım 2012 Pazartesi

İnsanı delik deşik eden sessizlikler var





İnsanı delik deşik eden sessizlikler var, geceyi bölen çığlıklardan daha beter. Ve sen o sessizlikte ne demek istediğimi anladın. Çünkü sen de çocukken bir kuş olmak istemiştin. Yakınmadan, ortalığı ayağa kaldırmadan acı çekmeyi öğrenmek hayli zamanını almıştı. Beni anladığında o kadar şefkatle baktın ki, sanki gözlerinle saçlarımı okşadın, gözlerinle ellerimi tuttun ve aynı gözlerle kahvaltına devam edebilirsin dedin.

Afilli Filintalar



25 Kasım 2012 Pazar

belki de...






Kendimi bildim bileli vaziyet buydu, evin içinde ses çıkarmamaya çalışarak büyümüştüm.
 Belki de bu yüzden bu kadar sessiz biriydim.


Emrah Serbes



mandalina



"Kışın en güzel tarafı ne biliyor musun?

"Mandalina yiyebilmek."


Emrah Serbes





23 Kasım 2012 Cuma

Vera Benim



Hiç söylenmemiş sözler söylemeli
El değmemiş duru sözler sevdiğim için
Sevdiğim!
Şehir giysileri kıskanır ve bu yüzden bürünür geceye
Güneş gözlerinden beslenir ve saçlarını kollar görmek için
Sensizken; şehrin boş meydanlarında yürüdüm
Kalın puntolarla iri laflar ettim
Öfkemi saldım iri dişli postallar üzerine


Sevdiğim! VERA!
Hangi çocuğu okşadın
Ellerinde gülden kokular, dilinde aşk nameleri
Söylesene VERA! Hangi çocuğun adını andın
Sahi VERA!
En son ne zaman görmüştük Senayı?
Hatırlasana; deli kız sana emanet etmişti o bombaları


Sevdiğim! Bak umut kan pıhtısı rengine döndü
Sen VERA! Filistin'den geçerken sakın eteklerini toplama
Biraz kan bulaşmış şekilde çık karşıma
Ve sakın UNUTMA!!!
O ilk çocuğumuzdur
Asırlardır dillerde olan Leyla'dır
Meryem'in suskunluğunda can bulan gözleri vardır Züleyha'nın
Daha düşmeden kirli kelimeler diyarına


Bilir misin VERA!
Kaçıncı çocuk, bu kaçıncı kertik yüreğe atılan
Artık eskisi gibi değil; daha da sancılı, artık daha da sancılı
Asırlardan uzat ellerini VERA
Ellerini bulur ellerim bir girozni kuşatmasında
Dağları görüyor musun VERA
Her bir dağa bir çocuğumuzun adını koymuşlar
Muratım! Metinim! Beratım!
Hani omuz omuza vermiştik ya bir namaz kıyamında
Hani beraber açmıştık orucumuzu
Kimi Marmara'da kimi yıldızda
Koş VERA koş! Ülkemin sürgün yerlerine koş
Ağlama deli kız ben ağlarım
Seni böyle görmemeli her okul kapısında türkümüzü söyleyen kızlarımız
Ve Annelerde söyle; sakın ağlamasınlar ve onlara sakın ölüler demesinler


Söylesene VERA!
Çocuklara sıkılan hangi kurşun kahpece değildir?
Öfkemiz taş doğrusun VERA
Taş doğrusun, yüreklerimizi söksün yerinden
Bak her tarafta ellerinde sapanlı Ebabiller
Ebrehe'nin tanklarına kan kusturur
Şimdi kızıl denizi boğan, şimdi Firavunu boğan kızıl denizi
Ağlama duvarının önünde görürüm
Ki Asa değil Musa'nın elindeki çağın sökülmüş kalbidir
Bir şubat gecesi kaybettik esrarımızı VERA
Kendimizi odalarımızda bulduk
Postallı korkularımızla


Söylesene SEVDİĞİM!
Hangi rengini çaldılar gökyüzünden
Bak zulüm Çin seddini aştı
Ahh SEVDİĞİM
İçimizdeki Musalardan ne haber vardır?
İbrahimlerden Yusuflardan
Yoksa Musa'yı kızıl denizde yalnız mı bıraktık?
Kendi ellerimizle mi verdik İbrahim'i Nemrutlara?
Şimdi hangi kuyudan gelmede Yusuf'un sesi
Unutma VERA!
Filistin de her doğan yeni çocuk ilkin annelerinin göğsüne
Sonrada yerdeki taşlara uzanırlar


Neredesin?
Ey İsmail in boğazındaki merhamet
Üzerimizde ki bu acıyı kaldır
Ya ebabilleri gönder ya bizi de oraya aldır
Her taraftan bana yönelir seni arayan sesim
VERA BENİM! VERA BENİM



(Her dinlediğimde ağlarım ne güzel de okumuş)

Kardeşim Üşümesin




 HESAP NUMARALARI :
Hesap Sahibi : Sadakataşı Derneği
PTT TL Hes. No: 08807140 (Ümraniye Şube Kodu: 11114)
Ziraat Bankası (Ümraniye Çakmak Şube Kodu: 2105)
İban Numarası : TR42 0001 0021 0558 3101 6450 01

Hesap Numarası : 58310164-5001

NOT:
Battaniye bedeli 15 TL dir.
Kampanya bedellerini yatırırken mutlaka açıklama bölümüne "Kardeşim Üşümesin" yazıyoruz.



22 Kasım 2012 Perşembe

Beni affet Filistin!



Affet beni ey çocuk..
Kısaydı hep, yetişemedi dualarım,,
üvey bir kurşuna şahit kılınmasın diye o iri siyah gözlerin,,
göğsünü siper eden babacığına...

Affet beni ne olur..
annen bekliyormuş ya kapıda,,
ağıtını dindirecek,, gözyaşını silecek,,
dumanı tüten yüreğine bakışlarımı mühürleyecek bir göz olamadım..

Sırf adın MUHAMMED diye,, ömrünün yolunu kesen,,
hayallerini balçıklayan şeytan silüetlilerin karşısında bir ebabil olamadım..

affet..

Vicdanımın sesinden uykusu kaçıyor gecelerimin..
bir ömürde kaç kez çözülür bilmem,, kursağımda pinekleyen merhamet.,
beni affet..!

çaresizliğin girdabında son ses açık umursuzluğum,
oysa seni bana kardeş kılmış ya YILDIZLARIN SAHİBİ..
ellerinden tutamasamde her an,,bir an yüreğine tutunmak gerek..

Affet beni küçük bebek..!!
başucunda anne yerine dikilmiş bir akbaba..
son nefesini bekleyecek kadar acıyorda sana,,
neden arş'ı inletemiyor iç çekişlerim...
biliyorum,, benim soframda gözün yok senin..
bu biçare haline kavrulsaydı ciğerim,,uzanırdı kollarım dudaklarına..
çekilip bir köşeye dua etmek,, daha kolay geldi bebek...

Affet..
varacağı adresin hoşnutluğuyla hayata bir tebessüm emanet edip,,
Azrail'in omzuna başını yaslayan afganlı genç..

affet,,
ümmetin yükünden mahzun MESCİD'İ AKSA..!!
bak..! utanç duvarları çekildi göz perdelerime.. hangi harf,, hangi kelime anlatabilir, tenine sinmiş korun şimalini..
dillerinin döndüğü tek söz 'yehud', gözleri kan çanağı bebeklerin..
sözleri kan çanağı..


Beni affet anne..!!
kıtlıktan ölen yavrunu ak bir örtüyle RABBİSİNE sunan anne!
canımla doysun yavrum dedin,, yetişemedi canın,, o son göçe..
gitti o..
bekliyor seni..
avuçlarında bembeyaz bir dilekçe,, meleklerin şehrinde...

Affet beni küçük kız..!
çok korkuyorum biliyor musun,, senin o ''çok sıcak'' sesin çınladıkça kulaklarımda..!! çok sıcak paklar ancak,,
tenine bir damla sunamayan kirli ellerimi..
korkuyorum..! orası çok daha sıcak küçük kız.inan çok daha sıcak..!


affederler mi dersiniz..?
Züleyha Çay




21 Kasım 2012 Çarşamba

20 Kasım 2012 Salı

aşksın Sen




"Zihnimizde büyütüp şekiller verdiğimiz, tavırlar biçtiğimiz, edalar giydirdiğimiz, kısacası zihnimizde şekillendirip kendimize göre yeniden yarattığımız muhayyel sevgili bir gün sokakta karşımıza çıkıverdiğinde ikisinden birinin mânâ elbisesi diğerine dar gelebilir; biri diğerini kovmaya kalkabilir. Bu çatışma sırasında madde (süfli) olan mânâyı (ulvi) kovarsa beşeri ve tensel aşk, ulvi olan süfliyi kovarsa İlahi aşk tezahür eder. Eğer çatışma madde lehine gerçekleşmiş de gerçek, hayali alt etmişse, âşık vuslat arzusuna düşer ve hükmünü icra ettiğinde de aşk sona erer. Buna eskiler 'hubb-i avamî' derlermiş. Yok eğer, çatışma ulvi olan lehine gerçekleşmiş de hayal, gerçeği yenmişse o vakit aşk devam eder gider; ta ki sevgilinin gerçek cemalini göresiye kadar. Buna da 'hubb-i ruhanî' denilmiştir. Hakikat ile mecazın çatışması gibi görünen bu aşk tasnifinde 'hubb-ı avamî' insanı lezzete, 'hubb-i ruhani' ise cemale eriştirir."

Aşka Dair, İskender Pala




GAZZE İÇİN ACİL YARDIM ÇAĞRISI







En zor günleri yaşayan Filistinli kardeşlerimize destek olmak için harekete geçin.
Gazze için Acil Yardım çağrısı 17.11.2012 - Gazze için Acil Yardım çağrısı
İşgalci İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava, deniz ve karadan saldırıları günlerdir sürüyor.

Saldırılarda onlarca Gazzeli şehit olurken yüzlercesi yaralandı.

2007’den bu yana havadan, denizden ve karadan abluka altında tutulan Gazze Şeridi’nde abluka nedeniyle tıbbi malzeme stokları zaten yetersiz durumdaydı. Son saldırılarla birlikte mevcut stoklar da tükenmek üzere.
ACİL TIBBİ YARDIM KONUSUNDA İHH'YA BAŞVURUN
Her geçen saat yaralı sayısının arttığı Gazze’de hastaneler acil durumlarda yaralılara hızlı müdahale etmek üzere antibiyotik, anestetik ve tek kullanımlık ameliyat eldiveni, enjektör, şırınga gibi temel tıbbi malzemeye ihtiyaç duyuyor. Acil tıbbi ve sağlık malzemeleri konusunda yardım etmek, bağış yapmak isteyenlerin İHH İnsani Yardım Vakfı'ndan bilgi alınması, bağışların verilen bilgiye göre yapılması gerekmektedir.

1 MİLYON TL'LİK GAZZE BÜTÇESİ
İHH İnsani Yardım Vakfı Gazze için 1 milyon TL'lik bir yardım bütçesi hazırladı. Bütçenin tamamı başta tıbbi ilaçlar ve acil yardım malzemelerinden oluşacak yardımlarda kullanılacak.

Ayrıca İHH'nın Gazze Ofisi görevlileri ve Türkiye'den ilave olarak götürülen doktorlarla yaralılara tıbbi yardım hizmeti çalışması sürüyor.

İHH ACİL YARDIM EKİPLERİ GAZZE'YE GİDİYOR

Bu arada İHH İnsani Yardım Vakfı acil yardım ekipleri, Uluslararası Doktorlar Birliği AİD'in gönüllü doktorları ile Gazze'ye gidiyor.
Gazze'deki Filistinli kardeşlerimize bağış yapmak için vakıf merkezimize gelebilir, vakfımızı 02126312121'den arayabilir yada internetten Online Bağış bölümünden bağış yapabilirsiniz.

Tüm operatörlerinden GAZZE yazıp 3072'ye mesaj atarak Gazze'ye 5 TL bağış yapabilirsiniz.

Online Bağış için Tıklayın
Banka Hesap Numaraları için Tıklayın



19 Kasım 2012 Pazartesi

gerisini sen anla




"Halimi anlatacak sözler yazamam artık bu kavruk mektuba
rüzgardan yan yatmış otlar koydum
gerisini sen anla.."


Birhan Keskin

ben Filistinliyim!

 
 
Bir avuç Filistinliden kurtulmak isterken,
yeryüzündeki bütün vicdan sahiplerini Filistinli yaptılar!

Serdar Tuncer
 
 
 
 
 
 

bırakma beni

 
 
 
Hatırla ki biz seninle kandaşız, karındaşız
Kor alevler yakmadan yıkmadan al pakla beni
Unutma ki biz seninle candaşız gönüldaşız
Bu günahkar devran içinde bırakma beni...

Mustafa Cihat
 
 
 

17 Kasım 2012 Cumartesi

İsrail'e tükürüp geri geleceğim!


 
 
 
 
Şimdi böyle telaşla can veriyorken çocuklar
Aşk’tan dem vurmaya utanmıyor da değilim hani
Sevgili
Biraz beklesen diyorum, ara versek kavgaya
İsrail’e tükürüp geri geleceğim
...
Seninle bir geleceğimiz olur mu bilmem ama
Bunu görmek için dahi olsa sana döneceğim
Unutma, beni unuttuğun yerden al
Sevdiğim
Şimdilik hoşça kal.

Mehmet ERCAN
 
 
 

16 Kasım 2012 Cuma

SURİYELİ KARDEŞİM ÜŞÜMESİN

Fotoğraf: Açıklama bölümüne "Kardeşim Üşümesin" yazıp Sadakataşı Derneği aracılığıyla Suriye'ye bir tır battaniye gönderiyoruz...


Açıklama bölümüne "Kardeşim Üşümesin" yazıp
Sadakataşı Derneği aracılığıyla Suriye'ye bir tır battaniye gönderiyoruz...
 
 
Tek kişilik bahtaniye 15 tl çift kişilik ise 20 tl arkadaşlar
 
Hatta birkaç kişi toplanıp herkes 1 tl verse bile birçok bahtaniye alabilme imkanınız bile var
 
Ayrıntılar Adem Özköse nin Facebook sayfasından da bilgi alabilirsiniz
 
 

7 Kasım 2012 Çarşamba

Mim Mesle Madar "Anne Gibi"

İran-Irak savaşında kimyasal silahlara maruz kalan bir annenin çeşitli sakatlıklarla dünyaya getirdiği, babası tarafından istenmeyen bir çocuğun hüzünlü öyküsü..

Buyrun izleyin efendim



İzlediğim en hüzünlü İran filmi



Filmin sonundaki  şarkı ve verilen mesaj çok etkileyici.



6 Kasım 2012 Salı

İSRAİL YARGILANIYOR

Bugün başlayan ve aralıklı olarak 3 gün sürecek olan Mavi Marmara davası için başta Gazze Özgürlük Filosu yolcuları ve Mavi Marmara şehitlerinin aileleri olmak üzere, uluslararası gazeteciler, milletvekilleri, insan hakları aktivistleri ve Filistin davası savunucuları Çağlayan Adliyesi önünde...





Allah rahmet eylesin,Rabbim bize de şehitlik mertebesini nasib etsin.


Güzel amcam benimm Çağlayan Adliyesin de bu yaşına rağmen destek için orada

Allah senden razı olsun






Gelişmeleri İHH'nın Facebook sayfasından

 ya da Adem Özköse'nin Facebook sayfasından

takip edebilirsiniz.



5 Kasım 2012 Pazartesi

sebebi budur



Hayat kendisini insanların yüzünde sergiler. Ne edersek edelim yüzümüzü ondan kaçıramayız. Adını zaman koyduğumuz usta, içimizde salınan günlerin ruhumuzda bıraktığı izleri alır ve bize hissettirmeden suratımıza işleyiverir. Bunu öyle ağırdan yapar ki, her gün ölen ve her gün yeniden çizilen bir yüzümüzün olduğunu anlamayız bile. Yıllar sonra fotoğraflara bakarken duyduğumuz şaşkınlığın sebebi bundandır.

Ali Ayçil



4 Kasım 2012 Pazar

Doğu ve Aşk




kaçır beni vahşetinden ağlamam
inan çok ahım var sende bekleyen
yüzün giriyor pencereden
doğuda sabah
siliyor patikadan izlerimi kör rüzgar
hangi menzilde dursam bahçesi viran
şiir merhamet diyor şairler isyan


tüllere dokunmaz hüzün ve matem
inan çok canım var sende bekleyen
sözün damlıyor her heceden
doğuda öğle
öldürdü bulutların töresini sersefil
hangi rüyayı görsem sabahı talan
kalbim cinayet diyor manşetse yalan


daha yeni yuttum göz yağmurunu
inan çok aşkım var sende bekleyen
hüzün düşüyor iskeleden
doğuda akşam
ömrümü toparlasam bir vuslat etmiyorum
hangi âşığa sorsam cevabı hazan
leyla ihânet diyor mecnun imtihan

Mehmet Şamil


senaidemirci.net




 

3 Kasım 2012 Cumartesi

Ödün vermeyiz, senin gibilerin ödünü koparırız Serra!

 

 

Açılınn kızlarr Serra Abla korktu! Dağılın! Yahu o kadar korkutmuşuz ki aklın çıkmış! İşte bu!

                                                               

 Ödün vermeyiz, senin gibilerin ödünü koparırız Serra!



Örtü akıl çıkığına iyi geliyor izin ver ilk müdahaleyi biz yapalım. O kadar korkutmuşuz ki bizim bilinç açık senin şuurunu kapatmışız. O kadar korkutmuşuz ki senin ekran kararınca bizim ayarlarımıza dalıyorsun. İyi bak Serra Yılmaz hastanede gördüğün öcü, senin zihninin ve kalbinin makyajsız hali olmasın! İyi bak! Elm Sokağından fırlama kafatasları senin cep harçlığın olmasın! İyi bak! Pardon ya lütfen iyi bakma bağnazlığın yaladığı gözlerinizle öcülüğümüz nazara gelmesin.

Senin ve senin gibi hoşgörü ürkeklerini teskin etmek için 24 saat açığız. Yahu senin  küstahlığının öcülüğü yanında bizimkisi eskitme kalır! Senin hoşlanmadığın örtüyle fikir açığını kapatırız diye mi korkuyorsun! Haklısın! Ha siz İtalyadaydınız değil mi? Çizmeye sığamayan buraya gelip postal düblörü oluyor Hay Allah!
Fil dişi kuleye lazer dolgu bu hatunların gözünde öcü olmanın şerefli rengi karadır. Karayı giyerim azizim seni karaya oturtan sözlerinin yanında sütten çıkmış ak öcü olmaya talibim. Kalbiniz nefretten kas yapmış ha bire kin pompalıyorsunuz!

Sonra da karşıma çıkıp müslüman vakar olur hoşgörülü olur geyiğini yapmıyor musunuz? Değilim azizim, böyle oturduğu yerden panik sevkiyatı yapan ağır vasıtalara!

Değilim! Biriniz ninja deyip kaplumbağa kaburgasını başımıza dayar öbürü parça başı çalışır tekstil mamülü olarak yaftalar! Bir diğeri örümcek koleksiyoneri olarak görür!

Sus sus! Susmuyorum be! Kimsiniz! Gelsin bir top çağdaş sanatçı örtünün cılkını öcüsünü böceğini çıkartsın biz de orman bülbülü gibi hoşgörü şakıyalım!

Kusura bakmayın! Hoşgörümü zayii edemem kaldı ki görmediğim hoşluğun oyuncusu ancak bu tarz hatunlardan çıkar benden değil!

Hiç hoşlanmıyormuş! Hoşunuza gitmek için ödün vereceğime sizin gibi egosu yağ bağlamışların ödünü patlatır keyfime bakarım...

Serra Hanıma bir öğünlük atasözü: Öcü patlıcanı kırağı çalmaz!



Esra Elönü