26 Ağustos 2013 Pazartesi

...Rabia’yı tek parmakla selamlamak





Rabia’yı tek parmakla selamlamak

Dünya Rabia’ya kulak tıkamış ne gam, Rabia dünyaya kalbini kapamıştı. Süfyan es-Sevrî duyduğunda tepeden tırnağa ürperip, “Ben böyle bir söz işitmedim hiç” demişti: “Ben dünyayı sahibinden istemeye utanıyorum, nerede kaldı ki ona sahip olmayan kullardan isteyeyim.” 752 yılında bedeniyle dünyadan ayrılan Rabia’dan başkası değildi sözün sahibi.
Bedeniyle dedim, çünkü ruhu hep ayrı kalmıştı dünyadan. Sözle dünyayı yerip ona kalplerinde mutena yerler açanlarla hep ayrı kalmıştı Rabia: “Ben dünyanın dört bucağıyla kalplerinize yerleştiğini görüyorum. Zira kalplerinizdeki en yakın şeye bakıp konuştunuz dünyayı zemmederken!”
Sever gibi yapanların değil sevenlerin bayrağıydı Rabia.
O’nu kaybetmemek için her şeyi göze alanların. “Sen tatlı ol da bütün hayat zehir olsun/ Sen hoşnut ol da bütün insanlar öfkeyle dolsun!” Bu nasıl bir yakarış, bu nasıl bir aslan gözü! “Yeter ki iyi olsun seninle benim aram!” Bu ne muhteşem ölçü, pazarlardan kaybolmuş. “Bela” bela değil anlamı “İmtihan”. Nimet, nimet değil, sınanmadıkça. Nimetler gibi sevilmedikçe belalar, hüsran, hüsran yalnız hüsran. “Yâ Rabbî! Benden râzı ol!” diye dua eden adama: “Kendisinden râzı olmadığın (Kazâ ve kaderine rızâ göstermediğin) bir zâtın, senden râzı olmasını istemeye utanmıyor musun!” diye kükremesi bu yüzden Rabia’nın.
Sever gibi yapanların değil sevenlerin uykuları kaçardı. Her gece şafak sökene kadar kefeninin üstünde otururdu Rabia, dudakları kıpırdayarak. Kefeninin üstüne oturmaya cesaret eden var mı? Ya Rabia’nın sözlerini tekrarlamaya: “İlâhi! Sesler sustu, hareketler durdu, bütün sevgililer sevdiğine kavuştu. Ben de seninle baş başayım!” Ne büyük bir buluşma bu: Rab ve kul. Ne çirkin sevdiğinden ücret beklemek! Kulluk ve cennet… “İmanın gerçeği nedir?” diye sorulduğunda, “Kötü bir işçi gibi, cehennem korkusu ve cennet ümidi ile Allah’a yönelmek değil, kulluk O’na olan sevgidendir.” demiş, cennetin peşine düşenlerin yolunu, “Önce komşu sonra ev!” cümlesiyle kesip durmuş Rabia.
Ev… Bir hırsız girdi evine Rabia’nın, ne talihsiz hırsız! Sağına soluna bakınıp durdu çalabilecek bir eşya bulabilmek için. Sonunda hiçbir şey almadan çıkmak olmaz, diyerek birkaç parça eski eşyayı doldurdu çuvalına. Sırra kadem basmak için yöneldiyse de kapıya, ondan önce sırra kadem basmıştı kapı. Hırsız evin kapısını arıyor, fakat yok. Her yer duvar. Çuvalı yere bıraktığında kapının orada olduğunu gördü sevinçle. Çuvalı tekrar sırtlandı, o da ne, kapı tekrar kayboldu gözden. Defalarca seyretti hırsız bu dehşetli resmi, indirip yeniden yüklenerek çuvalı. Ve bir ses duydu sonunda, ürperten bir ses: “Ey hırsız! Seven uyudu ama sevilen ayakta!”
Kim bilir neler vardı çuvalımızda ki açılmamıştı kapılar. Bütün sorumluluğu dudaklara yükleyen ellerimiz, güzel eylemlerden hangi kelimelere kaçmıştı! “Allah’ım bana rahmet kapısını aç” diye dua eden birine, “Yüce Allah’ın rahmet kapısı kapalı mı ki açmasını istiyorsun? Rahmet kapısı her zaman açık. Kalp kapın açık mı sen ona bak!” diyen Rabia, söyle bize nereye kaçmıştı ellerimiz yerlerine dudaklarımızı bırakıp! Neler yapmıştık ki gecikmişti zafer.
Rabia’nın evine hırsız girdi. Kapı duvar olacak sonunda, herkes görecek bunu. Çaldıklarını kapının önünde bırakmadan çıkamayacak hırsız o kutlu evden. Dünyayı reddedenin dünyasını çalmak kimin haddine. Rabia’nın malı yenmez. Bütün yoksulluğuna rağmen kendisine gelen yardımları reddetmişti çünkü o: “Yüce Allah’tan başkasından bir şey almamaya ahdettik. Hiçbir kimseden bir şey beklemiyoruz. Geleni kabul etmiyoruz. Bir defasında devlete âit olan bir kandilin ışığından yararlanarak gömleğimi yamadım da kalbim dağıldıkça dağıldı ve dikişleri sökünceye kadar kalbimi toparlayamadım.”
Kalbimizi toparlamadan çıkacağımız hiçbir sefer bizi esenliğe çıkarmayacak. Bir kandil ışığıyla dağılıyorsa kalp, ne haldedir göğüslerimiz kim bilir! Gürültü kalbin sesini bastırdıkça içeride ne olup bittiğini işitmek ne mümkün. Teheccüd kapısı görünüp kayboluyor, indirip kaldırdıkça dünya yükünü sırtımızdan. Haydi gecenin son dilimine. Hz. Peygamber: “Gecenin son üçte biri kaldığında Rabb’imiz dünya semasına inerek (rahmetiyle tecelli ederek) buyurur ki: Hani bana dua eden, duasını kabul edeyim! Benden istekte bulunan kim, dileğini vereyim! Benden kim mağfiret diliyor, bağışlayayım onu!”

Adı “Dördüncü” anlamına gelse de birincidir şu sıralar kalbimizde “Râbia”. Bu yüzden dört parmağımızla değil, tek parmağımızla selamlıyoruz onu: Şehadet parmağımızla...

A.Ali Ural



25 Ağustos 2013 Pazar

..Ağaç köküyle yaşar insanda öyle...








Ağaç köküyle yaşar, insan da öyle… Bizse maziden koptuk, istikbale bağlanamadık. Türkiye bütün kütüphaneleri yakılan, Bütün mazisi imha edilen, 600 yılı cerrahi bir ameliyatla içtimaî uzviyetinden koparılıp atılan bedbaht bir ülke.
Oysa milletin ana vasfı devamlılık… Türk milleti… Hangi millet? Bu millet 10 senede bir değişen hafızasız nesiller amalgamı…”

Cemil Meriç







Türkiye Ruhunu Kaybetti



izle ve ağla






:(







24 Ağustos 2013 Cumartesi

...güzelleştirdin ölümü de



Kendinden birşeyler kattın

Güzelleştirdin ölümü de

Sezai Karakoç



...zalimin kalbi








(mazlumları duymayanın kalbi)




"Biz bağıracağız birileri hiç duymayacak,
Hep aynı hikaye.."

- İsmet Özel -







"Şurada bir savaş var kan akıyor.Şurada. İki kere müslüman kan.."




Sevgili Dost  Merhameti gördün mü?


Merhameti gördün mü? Kaybolduğundan beri-kaçırılmışta olabilir- kendisinden haber alınamayan merhameti."Kayıp Aranıyor" ilânlarından bir ses çıkmadığına göre,merhameti tanıyanlar gazete okumuyor,sokaklarda dolaşmıyorlar."insanlık nâmına" bir kıpırtı olmayınca "kanun nâmına"harekete geçiliyor ve kasaba halkı Şerif'in arkasına düşüp,merhameti kaçıranları aramaya başlıyor.Meşalelerin dili karanlığı didikliyor,gecenin kenarını tutuşturuyor.Eller ağızın iki kenarına tutulup bağrılıyor:"Merhamet! Merhamet!" Ses ormanın içinde nereye gideceğini bilmiyor,panik içinde sağa sola koşuşturuyor,çalılara takılıyor,yaprakları döküyor,baykuşları korkutuyor,sonra bir kuyunun içine düşüp,ıslak bir şekilde geri dönüyor:"Merhamet!"

"Merhamet" yankı yapıyor.

Aramadık yer bırakmıyorlar.Buluta bakıyorlar,dağılıyor.Gölgeye bakıyorlar,çekiliyor.Taşları bile birer birer uyandırıyorlar oyuklarında.Taşların altı solucan kaynıyor.

Sevgili Dost,

Merhameti gördün mü? Eşkâlini tarif etmem gerektiğini biliyorum ama,bu hiç de kolay değil.Kanadı var, desem;hemen yolarlar.Gözleri var desem; mil çekerler sürme diye.Ayakları var, desem;mıhlarlar sandelyeye.

"Nesi var?" / "Gülüşü var!" Ağlatırlar.
"Nesi var?" / "Yaprakları var!" Kopartırlar.
"Nesi Var?" / "Beyazı var!" Karartırlar.

Sevgili Dost,

Merhameti gördün mü? Ne olur bana da göster.Kimseye söylemem,söz zarar veremezler.Beni kanadının altına almasa da ne çıkar;emerim ışığını.Dizinin üstüne yatırmasa da olur;kim söylemiş uyuduğumu?

Sevgili Dost,

Merhameti gördün mü?Tamam, söyleme biliyorsan yerini.Bari hayatta olduğunu haber ver."Merhamet ölmedi değil mi?"

Sevgili Dost,

Cennetle cehennem yarışa kalktı.Sen hâlâ susuyorsun.Güneş dürüldü,yıldızlar döküldü,vahşi hayvanlar bir araya toplandı.Sen hâlâ susuyorsun.

Sevgili Dost,

Merhameti gördün mü?


Posta Kutusundaki Mızıka // A.Ali Ural //

21 Ağustos 2013 Çarşamba

...R4BIA NEDİR ? WHAT IS R4BIA ?

What is R4BIA?
R4BIA bir özgürlük sembolüdür.
رابعة هي رمز للحرية
R4BIA is a symbol of freedom.
R4BIA yeni bir özgürlük ve adalet hareketinin doğuşudur.
رابعة هي مخاض لولادة حركة حرية وعدالة جديدة
R4BIA is the birth of a new movement for freedom and justice.
R4BIA yeni bir dünyanın kuruluş müjdesidir.
رابعة هي بشارة لولادة عالم جديد
R4BIA is the birth of a new world.
R4BIA Müslümanların yeniden dünya sahnesine çıkışıdır.
رابعة هي بروز المسلمين من جديد في الساحة الدولية
R4BIA is the return of Muslims to world stage
R4BIA adalet, özgürlük ve merhamet demektir.
رابعة تعني العدالة والحرية والرحمة
R4BIA means justice, freedom and conscience
R4BIA batının tüm sahte değerlerinin yıkıldığı yerdir.
رابعة هي من انهارت أمام أعتابها القيم الغربية الزائفة
R4BIA is the place where the so-called values of the West collapsed
R4BIA ölerek özgürleşen Mısır kahramanlarıdır.
رابعة رمز لبطولة الأحرار الذين ضحوا بحياتهم
R4BIA means the Egyptian heroes who became free by dying
R4BIA ölümleriyle tüm İslam alemini uyandıranların adıdır.
شهداء رابعة هم أسماء من سيضع أساساً لصحوة إسلامية جديدة
R4BIA is the name of those who wake all the Islamic world with their death
R4BIA bize ölümün bir diriliş olduğunu gösterenlerin mekanıdır.,
في ميدان رابعة فقط نستطيع أن نرى مكان الموت حياة
R4BIA is the place of people who show the death is a revival
R4BIA kızımız Esma’dır.
رابعة هي ابنتنا أسماء
R4BIA is our daughter Asma
R4BIA Hasan El Bennanın torunlarıdır.
رابعة هي حفيدة حسن البنا
R4BIA is the grandchildren of Hasan Al Banna
R4BIA dünayı değiştirecek çocuklarımızın yeni adıdır.
رابعة هي الاسم الجديد لأطفالنا الذين سيغيرون العالم
R4BIA is the new name of our children who will change the world
R4BIA insanlığa yeni bir soluktur.
رابعة نفس جديد للإنسانية
R4BIA is a new breath to humanity
R4BIA çürümüş Batı değerleri yerine herkes için adalettir.
رابعة هي رمز للعدالة من أجل الجميع عوضاً عن القيم الغربية المهترئة
R4BIA is justice for everyone against rotten Western values
R4BIA özgür bir kadının, özgür bir erkeğin ruhudur.
رابعة هي روح رجل حر وامرأة حرة
R4BIA is the soul of a free man and a free woman
R4BIA gözyaşıdır, hüzündür, hıçkırıktır.
رابعة، عَبرة وحزنٌ وصرخة
R4BIA is the tear, the sadness, the sobbing
R4BIA neşedir, sevinçtir, müjdedir.
رابعة هي الفرح والسرور والبشرى
R4BIA is the joy, the happiness, the good news
R4BIA çocuktur, kadındır, gençtir, yaşlıdır.
رابعة هي الطفل والمرأة والشاب والكهل
R4BIA is the child, the woman, the young, the old
R4BIA adam gibi adamdır.
رابعة هي الرجولة بعينها
R4BIA is a man like a man
R4BIA elif gibi dik, Vav gibi mutevazı duruştur.
رابعة شامخة كالألفِ متواضعةٌ كالواو
R4BIA is straight as an Aleef, humble as Waw
R4BIA naif bir şehadettir.
في رابعة تتجلى الشهادة
R4BIA is a pure martyrdom
R4BIA yeni bir dünyadır.
رابعة عالم جديد
R4BIA is a new world
R4BIA Ümmettir.
رابعة هي الأمة
R4BIA is Ummah
R4BIA birliktir, berberliktir, kardeşliktir.
رابعة هي الاتحاد والوحدة والأخوة
R4BIA is solidarity, togetherness, brotherhood
R4BIA İslam dünyasının birliğidir.
رابعة هي وحدة العالم الإسلامي
R4BIA is unification of Islamic World
R4BIA katliama ortak olanların utancıdır.
رابعة هي عار على مرتكبي مجزرتها
R4BIA is the shame of the accomplice of the massacres
R4BIA katliamı destekleyen münafıkların sonudur.
رابعة هي نهاية المنافقين الذين ساندوا إراقة الدماء في جنباتها
R4BIA is the end of munafiqeen who support the massacres
R4BIA petrol şeyhlerinin sonudur.
رابعة هي نهاية شيوخ البترول
R4BIA is the end of oil sheikhs
R4BIA kapitalistlerin sonudur.
رابعة هي نهاية الرأسماليين
R4BIA is the end of capitalists.
R4BIA Siyonistlerin sonudur.
رابعة هي نهاية الصهاينة
R4BIA is the end of Zionists.
R4BIA ahlaksız basının sonudur
رابعة، نهاية الإعلام غير الأخلاقي
R4BIA is the end of immoral press
R4BIA şehadet meydanıdır.
رابعة هي ساحة الشهداء
Rabaa is the arena of martyrdom
R4BIA şehitlerin anasıdır.
رابعة هي أم الشهداء
R4BIA is the mother of martyrs
R4BIA gülümseyen bir şehadettir.
رابعة هي الشهادة بوجه مبتسم
R4BIA is a smiling martyrdom

17 Ağustos 2013 Cumartesi

...ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.







Protestolarını sürdüren halkın üzerine otomatik silahlarla ateş açan darbeciler yüzlerce insanı katlederken etrafı da ateşe verdiler. Müdahaleden payını alan Rabiatül Adeviyye Camii yakılarak kullanılmaz hale getirildi. Yakılan camiden geriye kalan görüntüler ajanslara düştüğünde yanıkların ve küllerin arasında yanmamış bir Kur’an Kerim sayfası dikkat çekti. Büyük bir kısmı yanmış olan Kur’an-ı Kerim sayfasında Fetih Suresinin 4.ayetinin yanmadan sağlam kalması tüyleri diken diken etti. Bu surenin nuzul (iniş) sebebine ve bu 4. ayetin manasına bakıldığında da Mısırdaki Müslüman kardeşlerimiz için aslında tam bir müjde olduğu görülmekte. İşte o ayetin nuzul sebebi ve manası:

ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin. ﴾3﴿ O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. ﴾4﴿ Bütün bunlar Allah’ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır. ﴾5﴿






...Zulmetmekte olanlar...




"Zulmetmekte olanlar nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında göreceklerdir."

Şuara Suresi / 227





...Allah razı olmuyor.






:(



Mısır'da gençler kendi isimlerini kollarının üzerine yazıyor. 

Şehit olunca ailesine ulaşabilsin diye...!





Mısır'ın ebabillerine selam olsun!








8 Ağustos 2013 Perşembe

...İyi Bayramlar...









İyi bayramlar meleklerin şehri Gazze.
İyi bayramlar utancımız, açlığımız Afrika. 
İyi bayramlar Hasan el benna’nın soylu çocukları
İyi bayramlar acının ölümün baş kenti Hama.
İyi bayramlar Şam, Halep, Humus, Rojava 
İyi bayramlar ahbazya, Patani, Burma
İyi bayramlar doğu türkistanın çekik gözlü devleri
İyi bayramlar Bağdat. İyi bayramlar Halepçe
İyi bayramlar srebrenica İyi bayramlar Aliya

İyi bayramlar güzel ülkem, vatanım, memleketim. 
İyi bayramlar yetimler, evsizler, öksüzler.
İyi bayramlar azınlıklar, çoğunluklar hepinize fert fert iyi bayramlar
İyi bayramlar ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

İyi bayramlar çocuklar ayırt etmeden birinizi bir diğerinizden bütün dünya çocukları, iyi bayramlar ve bu bayramda ölmeyin sakın olur mu?
İyi bayramlar bayramlıklarını başucuna koyup yarın bir bayram sabahına uyanacak olmanın heyecanı ile gözü uyku tutmayan çocukluğum,

İyi bayramlar kırılganlıklar, küskünlükler, üzüntüler. İyi bayramlar ey hüzün.

Osman Nar