29 Kasım 2013 Cuma

...gönül dili...







Bazen üslubumuz bizi haklı olduğumuz 
davada haksız duruma düşürebilir, hakiki tesir gönül dilindedir.

Uğur Işılak






FATİH'İN AYASOFYA VAKFİYESİNDEKİ LANETİ








"Eğer bu hayır müesseseleri yıkılacak olursa, ikinci defa, üçüncü defa ila ahir yeniden inşa oluna..

Bütün bu şerh ve ta'yin eylediğim şeyler, tesbit edilen şekilde ve vakfiyede yazılı haliyle vakıf olmuştur; şartları değiştirilemez; kanunları tağyir edilemez; asılları maksatları dışında bir başka hale çevrilemez; tesbit edilen kuralları ve kaideleri eksiltilemez; vakfa herhangi bir şekilde müdahale Allâh'ın diğer haramları gibi haramdır.

Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen bâtıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse; veya şer'-i şerife aykırı olarak vakıfda tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeriata ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey taleb ederse, kısaca bâtıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikâb eylemiş olur.

Allâh'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti üzerlerine olsun. Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebediyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun.

Hiç şüphe yok ki, Allâh her şeyi işitir ve her şeyi bilir."




...Yârin derdi devadır...






Yârin derdi devadır derde muhtaç etme beni

 Namertten ırak eyle merde muhtaç etme beni!

Serdar Tuncer

..toprak mı vefalı yoksa...





Ölüler toprağa gömülür, hatıralar yüreğe, 

toprak mı vefalı yürek mi vefalı bilemiyorum!..

Abdurrahim KARAKOÇ




...Kardeşim sen özgürsün!



Kardeşim sen parmaklıklar ardındada olsan özgürsün - Kardeşim sen pırangalara vurulsanda özgürsün
Sen Allah'a bağlandığın zaman - Sana Kölelerin tuzağı ne zarar verebilir ki

Kardeşim karanlığın ordularını kökten sileceksin - Ve bununla yerüzünde yeni bir fecr doğacak

Sen ruhunu bu fecrin doğuşuna teslim et - O zaman fecrin bizi uzaktan karşıladığını göreceksin

Kardeşim Muhakkak ki ellerinden kanlar akmıştır - ve zillete mahkum olmaktan yüz çevirmiştir

Muhakkak ki bir gün o şehadet aşıkları - Ebediyet kanı ile Cennete yükselecektir

Kardeşim sana ne oluyorki savaştan bıkmışsın - Omuzundan silahını atmışsın

Söyle bana kim fedakârlık edecek ve yaraları kim saracak - Ve yeniden sancağımızı kim dalgalandıracak

Kardeşim Muhakkak ki ben bugün sarsılmaz dayanağa sahibim - Ve yerlerine dayanmış dağları,kayaları parça parça ederim

ve yarın bu silahımla bozgunculara karşı savaşacağım - Taki yeryüzünden yok edinceye kadar

Ben Rabb ve din için intikam alacağım - Yılmadan Resul ve sunnet üzerine devam edeceğim -

Ya dünyayı kuşatacak zafer - Yada Allah'a sunulacak şehadet

Kesinlikle Kardeşim ben savaştan yılacak değilim - Silahıda atacak da değilim

Şayet kardeşim ben ölürsem şehidim - Sende övülmüş bir zaferle devam edersin

Muhakkak ki ben emin bir şekilde - Yıldızların Rabbı olan Allah a giden yol üzerindeyim

İster beni affedin ister beni cezalandırın - Muhakkak ki ben verilen ahde eminim

Kardeşim yürü tereddüt etmeden arkana bakma - Senin yolun kanla boyanmıştır

Oraya buraya aldırış etme - Allah'dan başkasına boyun eğme

Kanadı kırık bir kuş değiliz ki - Bundan dolayı zelil görünüp öldürülelim

Adım adım çarpışmaya çağıran - Kanların sesini işitiyorum

Kardeşim benim üzerime ağlarsan - Benim kabrimi o içten damlalarla ıslatırsan

Ufalanmış kemıklerden kendıne meşale oluştur , Ve ışığıyla yaklaşan zafere doğru ilerle

Kardeşim biz ölürsek sevdiklerimize kavuşacağız - Rabbımızın bahçeleri bizim için hazırlanmıştır
Muhakkak ki o Cennetin kuşları etrafımızda kanat çırpacaktır - Ebedi diyar bizim için nekadar hoştur

Seyyid Kutub (rah.a)






16 Kasım 2013 Cumartesi

...dost





Bu nasıl yüz böyle, bu nasıl ışık? 

Bu nasıl ay böyle, bu nasıl güneş?

 Mağaradan mı çıktı, dağdan mı iniyor, yalnızlığın adamı, o dost?.. 


Hz.Mevlana




...dört kutsal kelime







"Dört kutsal kelime duydum;
acz , nasip , Rahmet , ölüm..”

Cahit Zarifoğlu



...incelik





Dedenin veya anne babanın vefatının sene-i devriyelerine düğün tarihini dek getirir misin? Getirmezsin.
İşte Muharrem ayı geldiğinde de en az ilk iki haftası düğün dernek yapılmazmış çıkması beklenirmiş. Annenden babandan kıymetlidir Hz. Hüseyin…

Cam bardak, cam kâse falan sonradan gelmedir.
İçini göstermeyen kapta su içerlermiş eskiden ruhu Hüseyin üzülmesin diye.
İncinir veya incinmez ama böyle düşünmek seni inceltir.


 Fatih Çıtlak,  Mesnevi Okumaları


umuthuzmeleri



...Bak dostum






Bir insanı olduğu gibi kabul
etmek sevdadandır.. Ama eksiğini
düzeltmeye çalışıp tavsiyede
bulunmak, imandan.


Mehmet Deveci







..dost..yitirmek..gurbet..





Dostları yitirmek gurbettir.

Hz.Ali (r.a)





...Allah'ı (cc) hatırlatan dost





“Yüzü aklına gelince kalbinin 

“Allah” dediği kişi Allah’ın dostudur.”


 Serdar Tuncer





15 Kasım 2013 Cuma

...Allahuekber



Müslümanlığı araştırdıktan sonra İslam'a girmeye karar veren işitme engelli Fransız vatandaşı, dilini kullanamayınca diğer bir yönteme başvurdu. İşaret dili kullanarak şahadet getiren Fransız Müslüman olduktan sonra çevresinde bulunan diğer Katar vatandaşları ile birlikte gözyaşlarına boğuldu.


Haber 7




...içimden






Dünyalar kuruldu
dünyalarda şehirler kuruldu
ve birden
kendimi bir şehirde buldum
sokaklarda yürüyen
yaşayan ve ölen insanlardan

kendimi bir şehirde buldum.
karanlık gecelerde yürüdüm
yarı aydınlık yerlerde oturdum
adımı çağıran dost yüzler buldum
dost dost diye haykırmak istedim
içimden sevindim

Düşünmedim ne başını
ne sonunu
düşünmedim ne kendimi
ne de senin kim olduğunu
yalnız
senin için çok güzel rüyalar gördüm
uyandım
karşımda seni buldum
dosttan daha dost
güzelden daha başka

içimden sevindim
içimden sevdim
içimden. 

Asaf Halet Çelebi





Dünya da hüznü olanın...







Dünyada hüznü (üzüntüsü) uzun olanın, âhirette rahatı çok olacaktır.

Hadis-i Şerif



...iyi ki...







Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim. Kederli olduğum da söylenemez zaten. Buna sebep de yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var. Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.

Cahit Zarifoğlu





...her yan Kerbela


Ama artık buralarda durulmaz oldu...
Şimdi bana bir hicret lazımdır.
 Mah-ı Muharrem'dir.
 Her yan Kerbela. 
Varsın olsun, Hüseyin olmak Yezid olmaktan yeğdir.

Nar ağacı - Nazan Bekiroğlu






14 Kasım 2013 Perşembe

...FİLİPİNLER ACİL YARDIM BEKLİYOR



İHH "FİLİPİNLER" yaz 3072

Türk Kızılayı 2868 

Kimse Yok Mu "FİLİPİNLER" yaz 5777

Filipinler acil yardım bekliyor 5 TL ile yardım bekleyenleri gülümsetin.



9 Kasım 2013 Cumartesi

...Suriye'de insanlar açlıktan ölüyor!



Açlık ve sefaletin ölümcül boyutlara ulaştığı Suriye’deki mülteciler için yeni bir yardım seferberliği başlatılması için Türkiye halkı ve dünya kamuoyunu hârekete geçmeye çağırıyoruz.
Esed rejiminin saldırıları nedeniyle evlerini terk ederek kamplarda yaşamaya mahkum olan yüz binlerce insan var. İç savaşın üçüncü yılında, 5 milyonu çocuk 15 milyon Suriyeli mülteci açlık ve sefalet içerisinde yaşam mücadelesi veriyor.
Suriye’de muhasara altındaki bölgelerde mültecilerin yaşadığı kamplarda insanlar açlıktan kedi, köpek eti yemek zorunda kalıyor. Buna şimdi bir de acil kışlık ihtiyaçların eklenmesiyle krizin boyutunun ölümcül noktalara ulaştı.
Bölgede bulunan İHH ekiplerinin aktardığı bilgilere göre, kamplardaki mülteciler kedi-köpek yemekten bıkmış durumdalar. Çocukların açlıktan ağlıyor. Din adamları çare olarak kadın ve çocukların aç kalmaması için erkeklerin oruç tutması yönünde fetvalar veriyor. Guta’da mısırın tonu 700 dolardan 2 bin 500’e çıktı, böyle giderse 5 bin’i bulabilir. Esed rejimi, mültecilerin aç kalması için buğday, mısır, arpa gibi temel besin ürünlerini fiyatının çok üzerinde topluyor.
KIŞLIK İHTİYAÇLAR
İHH Suriye Bölge Koordinatörü Muhammed Yorgancıoğlu da mülteci sayısının giderek artması nedeniyle kamplarda gıda ihtiyacının had safhaya ulaştığını belirterek, “Bunun yanında Suriyeli mültecilerin yoğun olarak yaşadığı Antakya-Hama-İdlib-Haleb arasında kalan bölgede yaklaşan kış mevsimi nedeniyle battaniye, kışlık elbise, yağmurluk, sünger yatak, halı, hasır gibi acil ihtiyaçlar var. Bu bölgelerde pek çok yere gece elektrik verilemediği için insanlar karanlıkta yaşıyor. Şarjlı ışıldak alınarak bu soruna geçici bir çözüm bulunabilir. Ayrıca bölgede sık sık yangınların meydana gelmesi nedeniyle çadır kentlerde sivil savunma ekipleri kurulması gerek” dedi.



Yaşanan bu faciaya dur demek ve yaklaşan kış mevsimi şartları düşünülerek bölgedeki insanlara ulaştırılmak üzere yeni bir yardım seferberliğine ihtiyaç var. Tüm halkımızı ve dünya kamuoyunu Suriye'deki bu insanlık dramına karşı acilen hârekete geçmeye çağırıyoruz.
ACİL YARDIM PAKETİ
Suriye için hazırlanan acil yardım paketinde, içinde bulgurdan, makarnaya, şekerden zeytinyağına kadar 14 ürünün yer aldığı 60 TL bedelindeki ‘Gıda Paketi’, yeni doğan bebekler ve 5 yaş altı çocuklar için bebek mamasından bebek bisküvisine 8 ürünün bulunduğu 27.5 TL’lik ‘Bebek İhtiyaç ve Gıda Paketi’ ile bir günlük maliyeti 14 bin 500 TL'yi bulan yaklaşık 150 bin ekmeğin üretildiği fırın yer alıyor. Kampanyaya destek vermek isteyen hayırseverler İHH’nın banka ve posta çeki hesaplarına doğrudan ve online bağış yoluyla ya da vakıf merkezine gelerek elden bağışlarla yardım eli uzatabilecek.
SOSYAL MEDYADA #KedilerÖlmesin KAMPANYASI
Basında Suriye’de Esed rejiminin muhasara altında tuttuğu bölgelerde insanların açlıktan kedi eti yediğine dair haberler yer alıyor. Ancak yaşanan bu faciayla ilgili uluslar arası toplum hârekete geçmemiştir. Bunun üzerine biz de madem Suriye’deki insanların hayatının bir değeri yok, belki hayvan hakları örgütlerinin dikkatini çeker de hârekete geçer diyerek sosyal medyada #KedilerÖlmesin etiketiyle kampanya başlattık. Kampanyanın başladığı Çarşamba günü #KedilerÖlmesin etiketi 17:30 itibariyle TT (Trending Topics) listesine girdi ve 1. sıraya kadar yükseldi. Kısa sürede onbinlerce takipçi ise RT (retweet) yaparak kampanyayı destekledi.






5 Kasım 2013 Salı

....gelebilsem sana Afrika





Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna 
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil.



...öyle





"benim trajedim şu birkaç satırda:
sevebileceklerim dilsiz,
dilimi konuşanlarla konuşacak lakırdım yok.



Cemil Meriç






...çayla sarhoş olmak başkadır kurban






onca akıl bir araya gelir oturur , 
kurban, çaylar der sofi doldurur , 
düşte ki sultan gül'ü soldurur ,
öyle sarhoş olmak başkadır kurban ...

Kahraman Araz





3 Kasım 2013 Pazar

...1435 Hicri Yılbaşımız Mübarek Olsun



Dün olduğu gibi bugün de Hicret Yılı’nın bir Hicret günü..
Yarın da bir Hicret günü olacak..
Çünkü Müslümanlar, Hicret Adamlarıdır..
İçlerinde hep Hicretin sızısını duyarlar..
Ocakta ateş mi var.. Yakında sönecektir bilirler..
Yol tepeye mi çıkıyor.. Biraz sonra inecektir yamaçtan, farkındadırlar..
Şimdi kılıç gibi doğan güneş, sonra bomba gibi batacaktır..
Yeşil ağaç kuruyacak, su çekilecek,
Kara kış, yazı kovalayacak ve kovacaktır..

Batılı insan, turist olur, olabilir.. Ama Hicret adamı olamaz..
Müslümansa; turistken de Hicret adamıdır..
Bu dünyada Hicrettedir müslümanlar..
Bu çağda Hicrettedirler..
Bu Ülkede Hicrettedirler.. Takvimleri Hicretle başlar..

Çile bir Hicrettir..
Çilesini bitiren müslüman,
Hicretini tüketip, Medine’sine ulaşmış olandır..

Her namaz, bu yerlerden bir Hicrettir..
Oruç, vücûdun eşyadan Hicretidir..
Hac, zaten bir hicrettir..
Zekât, bile malın maldan Hicretidir..

İşte müslüman, en büyük yakınlığa ermek için,
bu içiçe Hicret pınarlarından yıkanan kişidir..
Müslüman, Hicretle gusletmiş kişidir..
Müslüman, Hicretle teyemmüm etmiştir..

Hz. İbrahim’in Arabistan yolculuğu..
Hz. Yusuf’un Mısır’a köle olarak gidişi..
Hz. Musa’nın Sina Dağı’na çıkışı..
Bütün bunların hepsi, büyük Hicretin sembolik muştucularıdır,
Fetihler ve zaferler ise; Hicret yemişleri, Hicretin yemişleri..

Tarikat; yol demektir.. Derviş de bir Hicret eridir..
Tasavvufsa; bir Hicret Düğünü...

İçimizde durmamacasına Mekke’den Medine’ye gidip geliyoruz..
Mekke ile Medine arasında Hicret edip duruyoruz..
Ne mağaralardan geçmiyoruz..
Ne ağlar korumuyor bizi..
Ne yılanlar ısırmıyor...

Dün Hicretin bir günü idi,
Bugün de yine bir Hicret Günü..

Her müslüman, bir Hicret dönemi geçirecektir hayatında..
Fakat bir gün gelecek Hicret bitecektir..
Bitecektir ama, ölünceye kadar gönlünde,
Hicretin acı ve haz karışık verimini duyacak ve tadacaktır müslüman..
Hicret başlangıçta kanla karışık bir süt akımıdır..
Sonra kan azalır azalır, en son arı duru bir süt kalır..
Süt ise, İslam’ın şiarlarındandır..
Bu çağın insanı, dünyaya kendisini o kadar yerleşik saymaktadır ki Hicretin gök sofrası ni’metlerinden haberli bile değildir..
İçinde bir Hicret mimarisi yoktur da ondan..
Ölüme karşı hazırlıksızdır..
Ölümün sesi onun için bir göç alarmı değil,bir yamyam tamtamıdır..
O ölüm önünde, yamyamlarla kuşatılmış bir beyazın duygusunu taşır..
Çocuk kaçıran bir al karısıdır, ölüm onlar için,
Evin önünde kişneyen,
Hicret zamanını sezip te kişneyen safkan bir Arap atı değildir..


Ama müslüman, ölümden önce ölüme Hicret etmiş kişidir..
Ölüm ona, nice yarış birincilikleri kazandırmış,
Bir koşu atı değil midir?..
Akıncı, bir bakıma bir Hicret adamıdır..
Asker, bir bakıma bir Hicret adamıdır..
Şehid, Hicretini donatıp giden kişidir..
Gazi ise, Hicretten dönendir..

Biz bir kaç yüzyıldır Hicret Köprüsünü yıktık..
İçimizdeki Mekke ve Medine birbirinden koptu..
Kişi ile toplum arasındaki, birbirine göç ediş mimarisi çöktü..
Ahiretin bu dünyadaki izi olan Hicret Adamı özelliğini anlamaz olduk..
Bu dünyaya yerleşmek istedik..
O yüzden bir sürgüne mahkûm edildik..
Kendi kendimizden sürgün edildik..
Çağdan sürüldük..
Kendi ülkemizde, kendi evimizde sürgünüz şimdi..

HİCRETİN KUTLU OLSUN VE DEVAM ETSİN..

Sezâi Karakoç


2 Kasım 2013 Cumartesi

...yolculuk et! yorul! su akarsa güzelleşir!






Akıl sahipleri bir yerde oturup kalınca rahat edemezler.
 O halde odunu ocağı bırak da dışarılara çık, seyahat et.
Yolculuk et; ayrıldığın bazı şeylere karşılık yeni ve güzel şeyler bulacaksın.
 Yorul; çünkü hayatın tadı çekilen yorgunluklardadır.
 Suyun yerinde durup kalmasının onu bozduğunu görürsün.
 Su akarsa güzelleşir, akmazsa güzelliğini kaybeder
 Aslan da ininden çıkmazsa aslanlığını kaybeder.
 Ve ok yayından fırlamadan hedefini bulamaz.

İmam Şafii (ö. 820)





...Hurma ve tebessüm






Birgün Efendimiz asm Hz Ali ve Hz Fatıma validemiz birlikte hurma yiyorlarmış 
Hz Ali kendi ve Fatıma annemizin yediği bütün hurmaların çekirdeklerini
Efendimiz'in önüne koyarak tebessüm etmiş ;
- Ya Rasulallah ne kadar açmışsınız
Bütün hurmaları siz yemişsiniz 
Efendimiz ;
- Ya Ali sen benden de açmışsın, hurmaları
Çekirdekleriyle beraber yemişsin 





..."Dualarımı kabul etmemesinden bildim ben O'nu!"







Hz. Ali'nin sözünü hatırlayalım:

"Dualarımı kabul etmemesinden bildim ben O'nu!"

Yani beni bana bırakmamasından... isteklerimi yerine getirmemek suretiyle rahmet ve şefkatini belli etmesinden... şımarıklığıma izin vermemekle sırrını belli edişinden tanıdım O'nu.

İsteklerinin gerçekleşmesi kişiyi kendinden uzaklaştırır, sanıldığının tam da aksine. Başarılı her adımında kendisine ihtimamı azalır âdemin, ve tabii ki etrafına, dostlarına... insan'a...

Duası makbul olan insan insana aldırmaz olur. Sadık bir Tanrı'ya güvenir. Sadakat gösterir ve sadakat bekler. Sadakatle kibirlenir. Şişinir. Oysa sadakat her zaman erdem değildir. Çünkü sadakat bir çırpıda kişinin efendisini kendisine borçlandırmanın bir yolu hâline alabilir. Umumiyetle alır da.

Bütün vazifelerini yaptıkları hâlde dualarının kabul olmamasına akıl sır erdiremeyenler, bazen en büyük cezanın dua edenin duasını kabul etmek olduğunu nereden bilsinler?"

Dücane Cündioğlu