28 Mart 2014 Cuma

Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana Yarabbi !



Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana Yarabbi 

taşınacak suyu göster,kırılacak odunu 
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde 
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin 
tütmesi gereken ocak nerde?








Ağlamadan dilleri dolaşmadan yumruğu çözülmeden gecenin karşısında utanmadan ve utandırmadan aşkı üzerine yüreğinde başka muska takmadan konuşan adam kulak zarını değil de gönül telini titreten şiirler için İsmet Özel'e de teşekkür ederiz Allahim..





27 Mart 2014 Perşembe

Kazanan biz olacağız!




Türkiye'yi aştığı çizgilerin gerisine çekmeye görevlendirilmiş olanların işlerini kolaylaştırmak için, anarşik kargaşanın dozunu artırıyorlar. Türkiye ve Batılıların empoze ettiği deyimle "geri kalmış" diğer ülkeler, batının çizdiği tebeşir dairesinin dışına çıkmayı kafalarına koymadıkları sürece adamlar daima haklı olacaklar.

Bu, bizdeki bozulmadan ayrı olarak, Batıyı da bir kat daha olumsuz yönde etkiliyor. Sömürdükleri ülkelerin alın terini daha bir haklarıymış gibi yiyor,bizleri, Asyalıları, Afrikalıları da eğitmeye, insanlaştırmaya uygarlaştırmaya muhtaç barbarlar olarak göstermeye devam ediyorlar.

Bakın, kalbimin inancını söyleyeceğim: Kazanan biz olacağız!

Sosyalizm, devrim, batıcılık kangrenlerini kesip attığımız gün.

Ve bütün dünya Müslümanlarıyla birlikte.

Artık Müslümanlar, tüm dünyada, sınır, dil, ırk, coğrafya gibi engelleri, çeşitli araçlarla delerek göz göze geliyor ve "ilk" aşinalık zamanlarının vecdi içinde, hakikatin vecdi ile birbirlerine uzanıyorlar.

Meseleyi küçük kalmış topraklarımızın içinde ve sadece iktidardakilerin gitmesi-kalması gördüğümüz sürece iri bir adım atamayacağımızı biliyoruz.

Bu mesele palayı, Amerikası, Avrupası, Rusyası, Çini ve yerli işbirlikçileriyle birlikte, bunların ekonomi kadar, sanata, düşünceye, basına, kültüre, edebiyata ve bilim çalışmalarına yayılan etkilerini, bunların kurumlarını biçecek şekilde enli tutmak gerekiyor. (1979)


Cahit Zarifoğlu - Bir Değirmendir Bu Dünya

25 Mart 2014 Salı

Gönül alıcı söz söyle.






Kur’ân-ı Kerîm bize konuşma üslûbumuzun nasıl olması gerektiğini öğretiyor: 

“Kavlen sedîdâ”: Her zaman doğruyu söyle.

“Kavlen kerîmâ”: Ana-babaya güzel söz söyle. Gönül alıcı, keremli söz söyle.

“Kavlen mârûfâ”: Yerinde ve uygun söz söyle.

“Kavlen belîğâ”: Beliğ ve tesirli söz söyle.

“Kavlen meysûrâ”: Gönül alıcı söz söyle. 

“Kavlen leyyinâ”: Suyun akışı gibi yumuşak bir söz söyle.




Muhsin Yazıcıoğlu nur içinde yat














Onlar diridir



Giresun Ülkü Ocakları Eski Başkanı Selami Reis (Selami Aynur )bugün suriye'de Türkmenlere saldıran Esadin askerleri ile çıkan çatışmada Şehit olmuştur.




24 Mart 2014 Pazartesi

Amenna ve saddakna





helak edici hareketler bunlar






"İnsanların çoğu, halkın tenkidinden korktukları, övülmeyi sevdiklerinden dolayı helâk olmuşlardır. Bu bakımdan onların bütün hareketleri, halkın rızasına uygun olana bağlanmıştır ve bunu da halkın tenkidinden korkarak, övülmeyi umarak yaparlar. Bu, helâk edici hareketlerdendir. Bunu tedavi etmenin yolu, hangi sebeplerden dolayı halkın övgüsünü istediğini, tenkidinden hoşlanmadığını iyi düşünmektir."


 İmam Gazali rahimehullah; İhya-u Ulumiddin

















Vatan Sevgisi İmandandır.Hz.Muhammed (asm)







"Suriyeli öğrencim sınav kağıdının üstüne Arap alfabesiyle bir şeyler yazmıştı.
 Arapça dersi aldığım hocamdan ne yazdığını açıklamasını rica ettim.
 'Vatan anne gibidir...' yazıyormuş. 

Dert olarak bu yeter bize"

Nurgül Koç








şehadetin kutlu olsun



Şeyh Ahmed Yasin 



"İzbandut gibi adamların yapamadığını felçli hâliyle yaptı o; ümmeti ayağa kaldırdı. Cihat ruhunu içimize yerleştirdi. Allah ona rahmet eylesin."

-Nureddin YILDIZ-







23 Mart 2014 Pazar

...Yolumuza çıkmayın!







Bütün azalarını harbe çağır
Sofran açılsın elin şehit ballarından alsın
Saraylar damlar yeniden kurulsun
Ağaçlar içinden akan nehre
Dal çık günde bin kere ve gecelerde
Omuzbaşlarını denetleyen defterlerden yalnız sağdaki kalsın (...)
Şimdi üzgünüz arkadaş
Yolumuza çıkmayın üzgünüz (...)
Adamlarımız yiğit/ Kadınlarımız hamarat 
Çocuklarımız dolu bilinç harmanı
Köpeklerse sayılı
Elimizde cahiliye dönemi sonrası bir pala
Kavmiyetçilik etme dedik ucu kırılır
Kırıldı da (...)
Bu kahveniz
Yıldızlarınız şapkanız
Buyrun unutmuş olmalısınız dehanız şerefiniz
Buyrun cep feneriniz
Buyrun boynumuzdaki halkaya tutunun
Ve semirin
Hani dengeler kuracaktık 
Hani çağdaş uygarlıklardan tutunacaktık
Hayır batının ulusları kızıllarla karışık
Bin dokuz yüz seksen bay batıya buna şuna 
Cennetlik yapmak istemiyorum 
Çevir tarihi çevir (...)
Anlatabildik mi arkadaş acaba 
Körebe bitti duvarı kaldır at (...)
Kim diyorsa ki batılılarla başımız bir taşta 
Cellatlarla aynı kaptan yiyoruz
Aynı kirli hava
Aynı kafa ayağımızın bodrumunda 
Hayır arkadaş bu hesap bambaşka
Ne son aylardayız ne bu son gün
Sanki dünya bir tek kaldırıp vuracağım gürze gebe.

Cahit Zarifoğlu





20 Mart 2014 Perşembe

Haksızlıklara karşı susan dilsiz şeytandır.


Haksızlıklara karşı susan dilsiz şeytandır.

Hz.Muhammed (asm)






...Huuu ile!






Mevlam senin aşıkların devrân iderler hû ile 
Yolundaki sadıkları cevlân iderler hû ile 
Hüdâyi gayra meyli kes,Mevlâ yeter bâki heves 
Zikrini Hakk'ın her nefes ilan iderler hû ile 

Aziz Mahmud Hüdâyi (k.s.)





18 Mart 2014 Salı

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!"




"Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek: 
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek. 
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... 
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar, 
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, 
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!"



 "Mehmed Âkif Ersoy, 

Çanakkale Şehitlerine"den




16 Mart 2014 Pazar



Sadece zengin ve zekilerle cemaat olunmaz.
Çulsuz Bilallerle bereber olmanın dinidir bu din.

Nureddin Yıldız



''BİZ TERÖRİST DEĞİLİZ''




Samanyolu ekibini, Gülen örgütünü en azından Amerika’dan kalkıp İsrail tanklarının önünde duran ve “Zulüm bizdense, ben bizden değilim.” diyen Rachel Corrie seviyesine getirtemediğimiz için biz de suçluyuz.


fakirulfikir






16 Mart Halepçe Katliamı (Unutma Unutturma)




ELMA kokusunu sever misiniz? 
Ya da şöyle sorayım. Hiç elma yerken aslında boğazınızda bir yanma hissettiniz mi? Hayır mı? O halde size bir olay anlatayım..
Bundan 24 yıl önce, 16 Mart 1988 sabahı, elma kokusuyla uyandı Halepçeliler. Sevinçle mutfağa yöneldiler önce. Kokunun mutfaktan gelmediğini görünce camlarını açtılar. Baktılar ki koku dışarıdan daha çok hissediliyor, hemen dışarı akın ettiler merak ve heyecanla. Çıktıklarında gördüler ki herkes aynı merak ve heyecanla dışarı çıkmış. Hızlı hızlı yürümeye başladılar; kokunun kaynağını aramaya başladılar. Gittikçe şiddetlendi elma kokusu. Ama bir yandan da derilerinde bir yanma hissettiler sanki. Aldırmadılar ve yürümeye devam ettiler. Bu sefer daha hızlı koşmaya başladı bir çoğu. Ancak zamanla o yanma gittikçe şiddetlendi. Koşuyorlardı; ama yanıyorlardı da. Bu sefer de dönüp eve doğru koşmaya başladılar. Yanma iyice artıyordu. Zamanla derilerinin morarmaya ve büzülmeye başladığını gördüler korkuyla. Bir an önce suya ulaşmalılardı. Kendilerini can havliyle suya attıklarında ise bedenleri kavruldu bu sefer, asit dolu bir havuza girmişler gibi. Artık ölmüşlerdi, ölümün nereden geldiğini anlayamadan. Yanarak ölmüşlerdi, üstelik ateşsiz ve dumansızdı buyanma çığlıklarla bağırışlarla çağırışlarla. Bir avuç kül oluvermişlerdi aniden, ne olduğunu anlayamadan…
"Saçlarım tutuştu önce
Gözlerim yandı, kavruldu
Bir avuç kül oluverdim
Külüm havaya savruldu.”
Kimyasal zehir öyle bir şeydir ki; vücudunuza temas ettiği anda yakar sizi, nefes almak için çırpınırsınız; alamazsınız. Deriniz büzülüp çürür. Yavaş yavaş, acı çeke çeke ölürsünüz. Öyle ki başınıza silah vurularak öldürülmeyi buna tercih edebilirsiniz.
Bu zehir de elma kokuluydu. Güzel kokulu zehir, Zekice planlanmış bir katliamdı. Hedeflerinde çocuklar vardı, geleceği hedeflemişlerdi..
En çok da çocuklar öldü Halepçe’de. Tıpkı diğer katliamlardaki gibi. yıllar sonra ülkelerine demokrasi getirecek olan o uzak memleketteki adamlar, kendi memleketlerindeki o diktatöre hediye etmişlerdi bu elma kokulu zehri. Ölmeden önce, ölürken, yanarken Halepçelilerin attıkları çığlıkları duyamadılar o özgürlükçü ve demokrat adamlar. Çünkü o sırada başka ülkelerde başka hayatları mahvetmekle meşgullerdi. Başka soykırım planları vardı.
Onlardı zaten, Hiroşima’da küçük gözlü onlarca küçük çocukları yakan. Onlardı Vietnam’da yüzlercesini, binlercesini katleden. Onlardı Ruanda’da 100 gün içinde 800 bin kişinin katledilmesini sessizce destekleyen. Duyamadılar o çığlıkları…
Şimdi Halepçeli çocuklar el ele tutuşmuş Hiroşimalı, Ruandalı, Vietnamlı kardeşleriyle dünyaya barış mesajı veriyorlar, insanlığa sesleniyorlar:
Halepçe’de 16 mart 1988’de insanlık nefessiz bırakıldı, yakıldı. Hatırlamak, anmak, onurumuzdur. İnsanlık için onurludur.


Yakın Tarih



6 Mart 2014 Perşembe

Ya Kahhar










"Yeryüzüne fesat çıkarmayın denildiğinde,Biz ancak ıslah edicileriz derler."




Bunlara 

"Yeryüzüne fesat çıkarmayın denildiğinde,Biz ancak ıslah edicileriz derler."

İyi bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir.Fakat farkında değillerdir.

Bakara (11-12)


"Vietnam'ı işgal etmeyeceğiz...
Halkına zulmeden bir iktidara karşı ;Vietnamlıları koruyacağız..." - Nixon, 1975..

Vietnamda 1.800 insan öldü.


"Niyetimiz Afganistan'a barış, adalet ve özgürlük götürmektir..." - Bush, 2001

Afganistanda 730.000 insan öldü.



"Niyetimiz Irak'taki kimyasal silahları imha etmek, Irak'a barış, adalet ve demokrasi götürmektir...
" - Bush, 2003

Irakta 2 milyon civarında insan öldü.



başın önünde ürkek adımlarla yürümeni seviyorum






Kimseye sözünü etmediğin hayallerini,
her gece yatmadan tekrar tekrar aklından geçirmeni seviyorum.
Senden umulmadık ölçüde hayallerini genişletebilmeni,
annene ne düşündüğünü hissettirecek acemi sorular sormanı,
yaşlı kadınları usanmadan dinleyebilmeni seviyorum.

Tarık Tufan





kalmadı yanacak bişeyim





içimi okuyorlar, bir dua gibi:

düştüğüm zaman sıfır bedene

dünya bol gelmişti de

Rabbim demiştim,işte

kalmadı yanacak bişeyim

geliyorum, cennete



İbrahim Tenekeci





5 Mart 2014 Çarşamba

bizi tüketip bitiren fitne!





"Kendi tarikatından,

 cemaatinden

cemiyetinden olmadığı için diğer müslümanı 

ötekileştirmek var ya, işte bizi tüketip bitiren fitne bu!"



Nureddin YILDIZ





Size kocakarıların imanı lâzım!





Velilik derecesinde bir kadına kâfirlerden bahsediyorlar. Allah'ı inkâr edenlerden... 

Kadın öyle bir hayrete düşüyor ki; kendinden geçmişçesine başını tutuyor ve göğü, havayı, güneşi inkâr eden bir deliden bahsedilmiş gibi, saatlerce dehşet tavrını muhafaza ediyor: 

- Nasıl olur, nasıl olur?.. Demek böyleleri de var!.. İşte bu noktaya kadar ermiş büyük saffet, hayret ve dünyadan gaflettir ki, 
Allah Resulünün: 
"-Size kocakarıların imanı lâzım!.." Buyurdukları halin ta kendisi...





Vecdimin Penceresinden / Üstad Necip Fazıl Kısakürek




3 Mart 2014 Pazartesi

...tavaf





Kabından çıktığın an Kâbeni bulacaksın.
Tavaf Kâbeye varmak da, kıbleye dönmek de, ben-merkezimizin yörüngesinden çıkıp, Rabbimizin marziyatı dairesinde bir tavafa girmeyi gerektiyor.
Tavaf odur ki, kendi başınalığını terkedesin, kendi heva ve hevesinin etrafında pervâne olmaktan vazgeçesin.
Öbür türlü, Kâbeye varmak da, Kâbeyi dolanmak da kolaydır. Kâbeye varmak benliği aşıp kulluğa ermeyi, çokluğu yırtıp birliğe erişmeyi bulmaktır.
Yolculuğun şimdi ülkeni terketmekle başlıyor, Kâbeye vardığında ise kendini terkedeceksin.
Kara bir çiçeğin yakasında ak bir toz olup uçuşacaksın. Ve yol hiç bitmeyecek.

Senai Demirci



..tesettür cihattır!









"Tesettür ortadadır.
 Hâlimiz de ortadadır.
Bu nedenle de tesettür artık, Müslüman kadın kıyafetinin adı olma seviyesini geçmiş ve Müslüman kadının cihadı durumuna gelmiştir."



Nureddin YILDIZ







1 Mart 2014 Cumartesi

Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.



Kuranda tuzak-düzen kurmak ile alakali tahmini 37 ayet geçiyor. 


3:54 - Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır. 

3:120 - Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider, başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eğer sabreder ve Allah'dan gereğince korkarsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onları kendi amelleriyle kuşatmıştır. 

3:121 - Hani sen sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işiten ve bilendir. 

7:99 - Allah'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağından emin olmaz. 

7:123 - Firavun: "Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu bir hiledir, siz bunu şehirde kurmuşsunuz, yerli halkı oradan çıkarmak istiyorsunuz, sonra anlayacaksınız!" 

8:18 - Gördünüz ya, Allah, kâfirlerin kurduğu tuzağı işte böyle boşa çıkarır. 

8:30 - Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da, onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzakların en hayırlısını kurar. 

10:21 - İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra kendilerine bir rahmet tattırdığımız zaman, âyetlerimiz hakkında derhal bir takım hilekârlıklaragirişirler. De ki: "Allah'ın hilesi daha çabuktur. Haberiniz olsun ki elçilerimiz yaptığınız hileleri yazıp duruyorlar". 

11:55 - "O'ndan başka herşeyden uzağım, artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra hiç bekletmeyin. 

12:5 - (Babası) "Yavrucuğum! "dedi, "rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır." 

12:34 - Bunun üzerine Rabbi, onun duasını kabul buyurdu da ondan onların tuzaklarını bertaraf etti. Muhakkak ki O, evet O, hakkiyle işiten, hakkiyle bilendir. 

12:52 - (Yusuf dedi ki): İşte bu şunun içindir: Bilsin ki, ben ona arkasından hainlik etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz. 

12:70 - Sonra onların bütün hazırlıklarını görünce, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!" 

12:71 - Bunlara döndüler de dediler ki: "Ne arıyorsunuz? 

12:72 - Onlar da dediler ki: "Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu bulup getirene bir yük zahire var. Üstelik o tas bana zimmetlidir". 

12:73 - "Allah'a yemin ederiz ki," dediler, "Muhakkak siz de anlamışsınızdır ya, biz buraya fesat çıkarmak için gelmedik. Biz hırsız da değiliz." 

12:74 - "Peki yalancı çıkarsanız onun (hırsızlık edenin) cezası nedir?" dediler. 

12:75 - "Kimin yükünde çıkarsa, o kendisi onun cezasıdır. Biz zalimlere işte böyle ceza veririz." 

12:76 - Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin eşyalarından önce onların eşyalarını aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünün içinden çıkardı. İşte Yusuf'a biz böyle bir oyun öğrettik. Melikin kanunlarına göre, kardeşini alıkoymasına imkan yoktu. Ancak Allah dilerse o başka. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde bir başka bilen vardır. 

14:46 - Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azab var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun. 

16:26 - Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi. 

20:64 - "Onun için bütün tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra hep bir sıra halinde gelin. Bugün üstün gelen muhakkak zafer kazanmıştır." 

21:57 - "Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra, ben putlarınıza elbette bir tuzak kuracağım." 

21:62 - (İbrahim gelince ona) "Ey İbrahim! bunu tanrılarımıza sen mi yaptın?" dediler 

21:63 - İbrahim: "Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dedi. 

21:64 - Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Doğrusu siz haksızsınız." 

21:65 - Sonra yine (eski) kafalarına döndüler: "And olsun ki (ey İbrahim!) bunların konuşmayacağını (sen de) bilirsin." dediler. 

21:66 - (İbrahim) dedi: "O halde, Allah'ı bırakıp da size hiçbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara mı tapıyorsunuz?" 

21:67 - "Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun, siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?" 

22:38 - Şüphesiz Allah inananları savunur. Çünkü Allah hâin ve nankörlerin hiçbirini sevmez. 

27:50 - Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan onların planlarını altüst ettik. 

27:70 - (Habibim!) Onlara karşı mahzun olma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntı duyma! 

37:97 - Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler. 

37:98 - Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük. 

40:25 - Bunun üzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: "Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun." dediler. Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadır. 

105:1 - Görmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yaptı? 

105:2 - Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?




Calinus Calinus dan alıntıdır