23 Mayıs 2014 Cuma

ÖZGÜRLÜĞE YÜRÜYORUZ








Gazze ablukasının kaldırılması için

 yola çıkan Mavi Marmara’ya yapılan saldırının 

4.yılında 31 Mayıs’ta Sultanahmet Meydanı’nda buluşuyoruz.




Filistin toprakları işgal altındadır. Gazze abluka altındadır. İsrail zindanlarında çocuk ve kadınlar da dâhil binlerce Filistinli işkence görmektedir. İsrail, Filistinlilere karşı her gün sayısız suç işlemektedir.
Dünyanın gözünü boyamak için sadece kendi belirlediği ölçüde Gazze’ye giriş-çıkışa izin veren İsrail, böylece adalet isteyen insanların mutlu olup avunmasını beklemektedir.
Gazze Özgürlük Filosu, tek bir insanın bile yardıma muhtaç yaşamak zorunda kalmasını insanlık onuruna aykırı bulduğu için yola çıkmıştır. İsrail’in 31 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleştirdiği saldırıda şehit olan 9 insani yardım gönüllüsünün ve Mavi Marmara’nın misyonu, İsrail’in unutturma çabalarına rağmen adaletin, barışın, özgürlüğün sembolü olarak tüm dünyayı dolaşmaktadır. Mavi Marmara’nın başlattığı yürüyüş, ezilen halkların özgürlüğü, Kudüs’ü özgürleştirecek büyük yürüyüşün işaret fişeği olmuştur.




İsrail ise her geçen gün daha büyük maliyetle ve daha da yalnızlaşarak yeni suçlar işlemeye devam etmektedir. Ancak işlediği her insanlık suçu İsrail’i sona yaklaştırmaktadır.
Türkiye’deki ve diğer ülkelerdeki Mavi Marmara davaları hem İsrail’in bugüne kadar işlediği insanlık suçlarının cezalandırılmasına vesile olacak hem de Filistin ve Mescid-i Aksa konulu davalara emsal teşkil edecektir. Bu da İsrail’in hukuki koruma kalkanının delinmesi ve orta vadede Kudüs işgalinin kırılması için önemli bir adım anlamına gelmektedir. İnsanlığın ortak vicdanı onurlu mücadelesini vermekte İsrail de kaybını durdurmaya çalışmaktadır.
Dördüncü yıldönümünde ve gelinen bu süreçte İHH ve Filo’nun diğer organizatörleri, şehit aileleri, bu gemilere yardım malzemesi verenler ve tüm yolcular, bu misyonun parçası olan siz Filistin dostları ile yürüyoruz.
Yürüyoruz çünkü ;
- Mavi Marmara Kudüs-Filistin mücadelesinin bir parçasıdır. Amacı ablukanın kalkmasıdır. Ablukanın kalkması için sorumluluğumuz devam etmektedir.
- Barış isteyen halklar İsrail’in karşısındadır. Türkiye halkının tamamı Mavi Marmara’nın tarafında, İsrail’in karşısındadır. Bunun altını bir kez daha çiziyoruz.
- Siyonistlere göre İsrail’in amacına uygun tek çözüm “Mavi Marmara’yı tarihten silmek, üzerini örtmek, hafızalardan çıkarmak ve unutturmak”tır. Unutturmayacağız.
- Gazze Özgürlük Filosu’nun tüm bileşenleri olarak ve Mavi Marmara’da buluşan tüm cesur, iyi yürekler adına 9 şehidimizi ve 4. yılında hala komada olan Uğur Süleyman Söylemez’i, yeryüzündeki zulme karşı direnen tüm gençleri ve çocukları, şu an dünyadaki tüm kriz bölgelerinde canı pahasına çalışan tüm insani yardım gönüllülerini bir kez daha selamlıyoruz.
- Muhtaç olduğumuz birlik, beraberlik ve bütünlük tüm mazlumlara ve mağdurlara umut olacaktır. 
Bu bağlamda 31 Mayıs 2014 Saat: 17.00’da Sultanahmet Meydanı’nda buluşup Sarayburnu’na Mavi Marmara’nın kalktığı limana yürüyoruz.
Kalbi Kudüs ve Mescid-i Aksa için atan herkesi de dünyanın dört bir yanından ve Filistin’den gelecek Filistin dostları ile gerçekleşecek bu yürüyüşe katılmaya davet ediyoruz.


19 Mayıs 2014 Pazartesi

...ne yazık






Ömrüm şimdi ilk kez gittiğim bir şehrin

Kamil Koç bekleme salonunun televizyonundan
Otobüs geldiğinde yarım kalacağını bile bile
izlediğim bir film.

Nasıl da dışardan bakıyorum kendime
Nasıl da yabancı
Nasıl da tedirgin
Sanki girmediğim mücadeleleri bile
Kaybettim
Oysa böyle konuşmamıştık Allah’la.

Hayatı tasolarımdan ve babamın azarlarından
ibaret sandığım çocukluğumdan
Bir futbolcu çıkartması kadar bile iz yok ne yazık.


 Ali Lidar







15 Mayıs 2014 Perşembe

Onlara ölü demeyin.



Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla

Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele!

O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler.

İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır. Ve doğru yolu bulanlar da onlardır.

[ Bakara Suresi / 155-157 ]




canı cehenneme...





Canı cehenneme rahat uyuyanın
Kapısını örtenin perdesini çekenin
Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın
Duvarları ancak çarpınca görenin
Canı cehenneme başkasının yangınıyla
Evini ısıtıp yemeğini pişirenin.



Şükrü Erbaş





....






Hep kendi sofralarımızı düşünüyoruz.

Cahit Zarifoğlu





14 Mayıs 2014 Çarşamba

Allah'ın sevdiği eller




Elleriniz Sad Bin Muaz/r.a/ın elleri gibi öpülesi eller.
Efendimiz Aleyhisselam Sa'd b. Muaz ile musafaha yapınca ellerinin nasır bağlamış olduğunu fark etti ve bu durumun sebebini sordu. Sa'd b. Muaz ‘evladü iyalimi geçindirmek için kazma-kürekle çalışırım’ cevabını verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) Sa'd'ın elini öptü ve “Allah’ın sevdiği eller” buyurdu.




4 Mayıs 2014 Pazar

kul hakkı olmadan..




Peygamber Efendimiz, Ashabı Kirâma şöyle hitap etti:

"Ey insanlar! Sizden ayrılma vaktim oldukça yaklaşmıştır. Sizden birine vurmuşsam, işte sırtım gelsin vursun.

"Birinizin malını almışsam, gelsin hakkını alsın.

"Sakın hak sahibi, 'Şayet kısas talebinde bulunursam, Resûlullah bana darılır' diye düşünmesin! Bilmelisiniz ki, benden hakkını isteyene darılmak benim fıtratımda yoktur.

"Benim yanımda en sevimliniz, hakkı varsa, gelip benden onu isteyen kimsedir. Yâhut helâl edendir. Ben Rabbimin huzuruna üzerinde kul hakkı olmadan varmak istiyorum.



 Tabakât, 2:255; Taberî, 3:191; ibn-i Kesîr, Sîre, 4:257







3 Mayıs 2014 Cumartesi

Senin beni bulduğun gibi...








Ama ölüm atları da bulur

Bir yılkı atın kimsesizliğinde

Senin beni bulduğun gibi


Mehmet Baş






...dünya bana geldiydi






uzun süren bir üzgünlükten geçtik
uzun sürmesin diye aldanışlar tarihi
bu zorlu kış kimsenin yazına değiştirilmedi
renkler ve şekiller geldi aklıma, Rabbim
alçaklar neden her dildi bu kadar birbirine benzedi

Ben sanki hiç dünyaya gelmedim dünya bana geldiydi

Mustafa Köneçoğlu








...nereye kadar



Fotoğraf: An amazing Inside Out group action - in Pakistan, Predator drone operators often refer to kills as ‘bug splats’- to raise awareness on civilian casualties, a group of local artists have used the #insideoutproject by printing the portrait of a Pakistani child on an enormous banner and displayed it in a field, so that the drone operators realize that they can kill children. You can learn more on notabugsplat.com #notabugsplat; Inside Out Project;



Birini katil ötekini aşık yapan sebebi düşünebilirdim 

Ama ben 'hüzünlü dönenceler'le "duvardaki resim"

Arasında geçen gençliğim için bir 

Bana bu zamana kadar inanan annem için 

Birkaç damla fazla yaş döküp öylece kalmayı seçtim 

Hayatın bendeki güçlü yersizliğini düşünebilirdim 

Aslında dokunaklı türkü burasıydı: 

Allah vergisi bir karanlıkla nereye kadar 

Onur Bayrak




Afganistan'daki kardeşin yardım bekliyor.