30 Ekim 2015 Cuma

Acil ! Suriye'ye acil un yardımı gerekiyor.''UN'' yaz 3072'ye 5 TL yardımda bulun.





Kış mevsiminin gelmesi sebebi ile kamplarda ve Suriye içinde ekmek tüketimi fazla olmasından dolayı un bitmek üzere.Suriye de ekmek fiyatı 13-15 lira.Ensar olmak için harekete geç.Allah ım Sen yardım et.Sorumluluk bilincimizi dirilt.Merhamet et.Yardım edenlerde yardım et.Kardeşi ölürken izleyenlerden eyleme bizi.


Suriye Çalışmaları Kilis Koordinasyon Merkezimizde Un Kalmadı.. [29 Ekim 2015]
Son 81 çuval un..
Yani günlük 100/120 çuval un ihtiyacının altında..


Cep telefonunuzdan 3072'ye UN yazıp 5 TL bağışta bulunabilirsiniz..



Zafer Ersoy.. | IHH - Suriye Çalışmaları Basın Sorumlusu





26 Ekim 2015 Pazartesi

Ağlama






Zülâl eyle uykularına, düşlerinin ciğeri ferahlasın…
Ha gözyaşın ha arsız deniz!
Dur henna’, ağlama diyorum sana ağlama!







20 Ekim 2015 Salı

bir öfke edindim








Biraz insan çokça hoyrat yakışmadım dünyaya 
Kırılgan ruh olmanın katkısı yoktu vurduğum rüyalara 
Yordum yalnızca ağır akan kırları 
Zirveler fer isterdi 
Karşımda bulanık sular 
Masum ve mavi 
 Sessizce öptüm kederi, bir öfke edindim kendime  




Ethem Erdoğan








övünmeyi terk et




hijabihybrid:

Lady In Black….Well, Actually red..                           But it looks black..




yurdunu terk etmişti mecnun, çölü de terk etsin
söyleyin, görme hevesinde ise Leyla’yı da terk etsin
 
ey derviş, burada, olgunluğa erişince elde edilir erek
sen dünyayı terk etmişsin bir tek, öte dünyayı da terk et
 
öykünmekten daha iyidir kendini yok etmek
kendin ara yolunu, Hızır’ı beklemeyi terk et
 
sanki kalemsin dilin ellerin sözleriyle dolu
elin sözüyle gereksiz övünmeyi terk et
 



Muhammed İkbal







harfler









Bize, keşif ve iman ehline göre lafız harfleri, rakam harfleri ve tahayyül harfleri diye taksim edilen harfler, ümmetlerden bir ümmettir. Onların suretlerinin yönetici ruhları vardır. Binaenaleyh bize göre harfler, canlı, Allah'ın hamdini tesbih eden, rablerine itaat eden varlıklardır.


Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)












zavallılar












18 Ekim 2015 Pazar

israil kana doymuyor





Dün Filistin de şehit edilen dört kişiden biri Beyan Asili daha 16 yaşında.
Siyonist israil askerleri tarafından değilde kadın işgalci tarafından üst araması yapılmasını istediği için öldürüldü.israil delirmiş durumda hareket eden her şeye ateş ediyor vurdukları çocuk ve gençlerin kan kaybından ölmesini bekliyor kafayı sıyırmış durumdalar.Rabbim şehadetlerini kabul et.Suskun,bencil,dünyaya dalmış,at gözlüğü takan ümmetine akıl fikir ver Rabbim.Beni israili kahru perişan eyle.Elimizden bir şey gelmiyor Allah'ım Sen bizi affet.











Suriye'deki kardeşlerimize hiç bırakmadan dua edin.














15 Ekim 2015 Perşembe

Çekirge




“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan bir adamla, fikir sahibi olmadan bilgi sahibi olan bir adamın tartışması cinayettir.”
Sanırım Uğur Mumcu'ya aitti bu ifade.
Cinayet kelimesine yüklenen mânâyı anlamadığı için itiraz edecek çekirgeler için, bir de yasal uyarı yapalım: Cinayet, olayın vahametini tasvir için kullanılıyor burada. Yoksa “bu iki adam tartışırsa birbirine silah çekerler” değil.
Wilde'ın her cinayet bayağı değildir ama her bayağılık cinayettir, demesi gibi. Wilde? Hani şu Oscar olan!
Çekirgeyi salıverelim yazıya ara verelim.
Beş maddede çekirgeyi
tanıma kılavuzu:
* Sen, 'gül güzeldir' yazarsın, o, “lalelere nasıl çirkin dersin” diye yıkar ortalığı.
* Sen, “filan yerde artık insanlar ölmesin” dersin; onun cevabı hazırdır: falan yerde de insanlar ölüyor ama!
* Sen, “ihanet kötüdür”dersin; o mukabele eder hemen: “Hırsızlık iyi mi sanki?”
* Sen, teröre lanet edersin, o hangi teröre diye sorar; ayet yazarsın, kimi kastediyorsun der.
* Sen çekirge tarifi yaparsın; o “sanki kendisi usta olmuş da hıhh” diye okur.
Fikir ve bilgi meselesinin, içinde cinayet geçen bir cümlede kullanılmasına sebep olan mevzuumuza…
Mevzuya dönmeye gerek yok, müsterih olunuz.
Güzel yurdumda, bilgisiz fikirli ve fikirsiz bilgili kavgası pek yaşanmaz artık.
Herkesin her konuda hem bilgisi hem fikri var zira!
Hemen herkes her şeyi biliyor, haddinden başka!
Adım başı, malumat seviyesindeki bilgi kırıntılarının üstüne devasa fikirler bina eden mütefekkir müsveddesi, adım başı sabit fikirlerini desteklemek için bulduğu her zırvaya “mal bulmuş mağribî” gibi yapışan ukalâ...
Bıdı bıdı bıdı bıdı işte, anlayıver çekirge..!


Serdar Tuncer

Yeni Şafak




13 Ekim 2015 Salı

Mazlum avlar iken avlandın mı sen Hemadani




Sen yıllarca amerika şeytan diye bağır,böğür,hönkür sonra zalimin yanında ol nalları dik.
Vah Vah yazık oldu lan sana.







zalimler için yaşasın cehennem










İsrail askerleri kana doymuyor.bugün 13 yaşındaki Ahmet bisikletli bir kadına bıçakla saldırma gerekçesiyle (ki yalan) başından vurularak ve 15 yaşındaki genç kızımız yine sebebi belli olmayan bir nedenle sırtından vurularak,27 yaşında 3 çocuk annesi eli silahlı siyonist askerlere karşı geldiği için elindeki gözlüğü silah zannedip yapılan zulme karşı çıktığı için vurularak öldürüldü.Acımasızca evi bombalanan ve bu bombardımanda eşini ve kızını kaybeden bir baba Allah'ım biz hangi yüzle yaşıyoruz onu da bilmiyorum.Kendime çok acıyorum çok.Şunu biliyorum ki bu zulümle başa başa bıraktığımız kardeşlerimizin cennetine hiç bir zaman ulaşamayacağım.Acı. 





“Allah’ın Kur’an’daki ve kâinattaki ayetleri konusunda ancak küfürde ısrar edenler tartışma çıkarır








“Allah’ın Kur’an’daki ve kâinattaki ayetleri konusunda ancak küfürde ısrar edenler tartışma çıkarır. Fakat onların şehirlerde zahiri bir hâkimiyet içinde çalımlı çalımlı dolaşmaları seni aldatmasın!” 

Mümin Suresi/4







yağmurda ağladığımızı bilseydi





‘bunda ne var ki seni bulurum
defne yaprağı çiğniyorsundur ya da bir şey onu andıran
bir yağmur bitiyorsa başlıyorsundur yenisine
güzelsindir, iyisindir ve yaratılmış çamurdan’

Ahmet Murat





9 Ekim 2015 Cuma

Biri ve Diğeri






Biri, yanlışına yanlış derken kendi menfaatini hesap etmez, diğeri menfaati varsa tüm yanlışlarını ayakta alkışlar.
Biri, bir kuru soğanı bölüşür seninle, diğerinin sofrada kebap yoksa karnı toktur.
Biri, senin yanındaysa düşmanını mağlup edersin, diğeri düşmanının yanındaysa sen galip gelirsin.
Biri, kale arkasında koltuk olur sana, diğerinden maratonda kahve fincanı bile olmaz.
Biri, seninle ağlar, diğeri sana güler.
Biriyle, yola çıkılır, diğeriyle yoldan çıkılır.
Birini, yanında tutabilene 'adam' denir, diğerini yanından uzaklaştırmayana “Allah akıl versin!”
Birinin, yerli ve millî olmayanı da bulunur, diğerinin yerli ve millî olanı da.
Birine kısaca dost denir, diğerine sadece yalaka!

Serdar Tuncer

Yeni Şafak




55/60






Gözümün gördüğü senin, gözümün görmesi de senin. 
Güzeli güzel görmenin karşılığı güzel görünmek değil de nedir?
 Nasıl inkâr ederim?



Senai Demirci









5 Ekim 2015 Pazartesi

Ama anlatacaklarımın bununla....





Ne zaman tıraş olmaya başlasam- sakal tıraşı- Napolyon’un askerdeyken taburumuza söylediği “ tıraşınızı sabahları olun” cümlesi gelir aklıma.
-  Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok.
Ne zaman tırnaklarımı kesmeye başlasam, bir dostumun sevgilisinden söz ederken kullandığı – ki ben sevgili sözcüğüne hiç alışmış saymam kendimi. Çünkü ben karakalpliyim.- “ Beni o kadar çok seviyor ki tırnaklarımı bile kesiyor” cümlesi aklıma gelir.
- Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok.
Gökyüzüne bakıp durma sevgilim. İnan orada bile kelimelerden başka bir şey yok!
- Ama anlatacaklarımın da bununla bir ilgisi yok.
Pazardan 4’e bölünmüş narlar alıyorum her hafta. Narcı öyle satıyor onları. Bazen onlardan değil de bölünmemiş olanlardan almamı, onların vitrin olduğunu söylüyor ve ben bölünmemiş olanlardan almıyorum.
-  Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok.
Tam pasajın kapısını açıyorum ki arkamdan bir çocuk sesi kulaklarımı boyluyor: “Aaa anne okuldaki adam!” Beni göstererek. Böyle diyor ufacık bir ufaklık. Bıraktım kahkaham benden önce girsin pasaja.
-  Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok.
“Beni seviyor musun” der adam. “Hayır” der kadın. “Beni seviyor musun” der adam. “Hayır” der kadın. “Beni sevmediğini duymak istiyorum” der adam. “Seni sevmiyorum” der kadın.  Adam tekrar bunu duymak ister. “Seni sevmiyorum” der kadın. “Beni seviyor musun?” “Seni sevmiyorum.” “Beni seviyor musun?” “Seni sevmiyorum.” Ve bir zaman sonra adam kadının kendisini sevdiğini bildiği için seni sevmiyorumları seni seviyorumdan daha çok sevmeye ve daha mutlu dinlemeye başlar.
“Beni sevmiyor musun” der adam. “Seni sevmiyorum” der kadın.
-Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok.
Kendisini korkuları üzerinden ifade etmeye başladı. Bu da bir yok oluş meselesidir. Meselidir. Mahvolduğuna inanmaya başladı. Bana yazdığı mektup şöyle bitiyor: “ Ben, mutsuzken de Allah’ın varlığını iliklerime kadar duymak istiyorum”. “Mahvolduğuna inan ve kaldığın yerde yaşamaya devam et” dedim.
- Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok
Akıllı tarafı deliliğine, deli tarafı akıllı tarafına isyan eden iki kişilik bir adamdan söz ettim kendime. Deliliği aklının, aklı deliliğinin ölesiye farkında. Istırap budur! Ve mütemadiyen yaşanan geçişler ve mütemadiyen yaşanan geçişler…
- Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok.
Cennetle müjdelenen 11. kişi olmam, cennetle müjdelenen 11. kişi olduğum anlamına gelmez. Türkçenin dindar bir sokağına rahmet yağarsa ve Türk şiirinde bir akşam vakti adında bir şiir yazarsam ve kullanırsam “püskürtmek” ve “mülkiyet” kelimelerini o şiirde ve annemin yüzüne aydınlık bakabilirsem, üç çocuk İsra suresi.
- Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok.
Her şeyin sebebi müziktir.
Her şeyin sebebi müziktir.
Her şeyin sebebi müziktir.
Ellerimi nereye koysam ikinci yenidir.
Yunus Emre’ye hak vermek için yaşıyoruzdur.
Soğuk hava yoktur, yoksulluk vardır.
Limonata içenler de hüzünlü olabilir.
–Burada piyano sesleri olacak.

Süleyman Unutmaz




Soluk soluğa koşan atlara and olsun










Bela Tarr'ın bir filminde nasıl üşümüştük sen hatırlamazsın.



Süleyman Unutmaz
















bilmek incitir bazen







Daldığı düşten ayılmadan, ılık çayı başına dikti. Çay buruktu. Bilirsiniz buruk olur tadı yüceliğin.”


Yukio Mişima








Mars'ta su arayanlara gelsin