30 Kasım 2015 Pazartesi

Savaşın Tanrısı (Lord of War) filmi katilleri deşifre ediyor.






(Bir mermi asla bir çocuğa acımayacaktır.)



Dünya kime miras kalacak biliyor musunuz ? Silah tacirlerine… Çünkü başka herkes birbirlerini öldürmekle meşgul.”

Filmdeki en önemli son söz…

Savaş Tanrısı uluslararası silah ticaretini konu alan ibret dolu bir film.
Ayrıca, silah taciri Yuri Orlov ve onu yakalayan İnterpol ajanı ile yaptığı konuşmadan önemli bir bölüm:

Günümüzde yaşayan ve kendilerine lider diyen en iğrenç ve acımasız insanlarla yakın ilişkilerim var… Ve dünyanın en büyük silah taciriyim ama büyük patron birleşik devletler başkanıdır. Kendisi benim bir yılda yaptığımdan fazla satışı bir günde yapar ve silah üstünde parmak izinin bulunmasının utanç verici olduğu ve silah satmanın hoş olmayacağı güçlere silah satarken benim gibi serbest çalışan kişilere ihtiyaç duyar…”






Bu filmin konusu gerçek olaylara dayanmaktadır. silah kaçakçıları zenginleşmeye devam etseler de, dünya'nın en büyük silah satıcıları hala abd, ingiltere, rusya, fransa ve çin'dir. bu ülkeler ayrıca birleşmiş milletler güvenlik konseyinin 5 daimi üyesi konumundadır.


(Film de kullanılan silahların hepsi gerçektir.Yönetmen  film için sahte silah yapımının maliyetinin çok olması sebebiyle filmi gerçek silah ve silah kaçakçilarindan temin edilen tanklarla çekmiştir.Ve hiç bir amerikan film yapımcısı bu filme destek olmaya cesaret edememiştir.)






27 Kasım 2015 Cuma

yine de gözyaşını bizden alma Ya Rab







Her sıkıntının ardından müjdeyi Veren.
Her düştüğümde beni yerden Kaldıran.
Her gözyaşından sonra yüzümüzü Güldüren.
Sensin Ya Rabb Sen Hayy şükür






nefret ettirmeyiniz sevdiriniz



(Guantanamo hapishanesin de namaz)




"Kimisi , rahmani ahlakı göz önünde bulundurarak insanları davet eder. Kimisi , zorlayıcı ahlakı esas alarak davet eder. Bazısı da ilahi ahlak esasında insanları çağırır ki, en yüksek ve yüce babdır.


Nurlar Kitabı ( Risaleler- 2 , sf:34 ) Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)"


Ne güzel izah etmiş Şeyh-ül Ekber (k.s.). 
Dini bir takım bilgilere sahip insanlar hakikate dair gördükleri ve bildiklerini idrakleri nispetince etrafındaki insanlara anlatmaya , izah etmeye çaba sarfetmekteler. Bu zümrenin içersinde mümin'ler , meczup'lar salih'ler , abid'ler , alim'ler ve arif'ler bulunmaktadır. Bu zümreden kimisinde Allah'ın rahmetinin genişliği ağır basmakta, kişi bu hal ile rahmetin kapsayıcılığında adeta sarhoş olmuş gibi her dem etrafındakilere Allah'ın rahmetinin kuşatıcılığından dem vurup her insan için mizaçlarına uygun düşecek olan sondaki mutluluğu dile getirir.

Bu zümreden kimisi ise Allah'ın emri cihetine itibar ederek buna sıkı sıkı yapışır, şeriatın hükümlerinden hiç taviz vermez. Suç varsa ceza da olmalıdır , der. Suçu hemen cezalandırır. Allah'ın gazabına bakması cihetiyle emrine muhalefet edeni zorlayıcı ahlakı esas alarak muamele eder.
Bu zümreden bazıları ise hepsini cem eder. Allah'ın ahlakı ile ahlaklanır ve insanları davet ederken ilahi ahlak üzere davet yapar ki en kamil davetçi işte budur! En yüksek dereceye sahip olan işte bu zümredir.
İşte bizlere Muhyiddin İbn Arabi (k.s.) hazretleri bu zümreden sonuncusu olan en yüksek ve yüce bab olan ilahi ahlak üzere insanları davet etme yoluna çağırmakta , bu yolu anlatmakta , bu yolu ifade etmekte , bu yola itibar edilmesini işaret etmektedir.
Allah en doğrusunu bilir.
Ahmet Şahin Uçar





Ya Rezzak,Ya Gafur,Ya Ganiyy

Türkiye İslamlaşıyor diyene bak! İstersen su tankeriyle kutsa zalimin sonu cehennem!









25 Kasım 2015 Çarşamba

sus









Çığlığın karanlık bir tünelin küf tutan duvarlarında yarasalara yem oluyorsa,
 kahırla şükür, aşk ve nefret bir aradaysa dedim ya yolcum en evlası susmak olmuş!

Sinan Yağmur





Özgürce söylenmiş bir şarkı gibi...





"Malope için"                
hiç değilse o zaman, böyle olmayacak
kesinlikle bambaşka bir  acı çekiş olacak
bir bebeğin parmağını emdiği andaki gibi.

kesinlikle bambaşka bir deneyim olacak
(Allah’ın ve tarihin istediği)
kendimizi kaybetmek zorunda kalmayacağız
olacak şeylerle

duyulmadık bir şarkı olacak
parıldayan ötücü bir kuşun söylediği
bizim için öyle olacak, yaşlı bir kadının 
boyun eğip oturması gibi
anılarının sandalyesinde 
daha taze, daha diri olacak 
bizim için… hiç değilse ölüm gibi olmayacak.

öldüğümüz ölüm gibi
yaşamımızın her anında
kesinlikle bambaşka bir acı çekiş olacak
özgürce söylenmiş bir şarkı gibi olacak
kayıtsız bir kalpten…

( bir onuru olacak iflasımızın.)


Mxolisi NYEZWA



24 Kasım 2015 Salı

ohh kutlayalım







Ne zora çekiyor zaman ki farkettim







Seni kamçılardan çıkardım 
Tevbelerle başladı rahmet vuruşları 
İnsan ağlar oldun yürekli göğüsler kurdun 
Sesimi işkencelerden alırdın 
Elimin altına dökerdin etlerini 
Hızlı varışlara bile hazırım daha 
Dayanırdı yelken bezleri saf saf insan enginlikleri 
Bir geçmiş zaman kalkanı indi 
Çınar ağaçlarından sahil sularına 
Kalbim kalkıp indi gemilerden 
Çok tarandım başka saçlar tarandım sokaklarda 
Kapris kamburu çıkardı yıllar 
Ve bir tek çıban çıkaran yoktu sancılarla 
Habire vuran rüzgâr 
Kabirlerde su yollarında 
Dehlizlerde 
İç çekmeler 
Sızlanmalar fısıltılar 
Ne zora çekiyor zaman ki bildiler farkettim 
Götürüp 
Kelimeleri başka bir semte attılar beni 
Üzgün melal içre ve âşık 
Yürüdüğüm deniz sahillerindeyim 
Yakın sabahlarda öğlelerde ve daha 
Üç parıltısında günün 
Devlerimi güreştirmek işim 
Üstüm başım heykel kırıkları 

Cahit Zarifoğlu







15 Kasım 2015 Pazar

men dakka dukka



CNN muhabiri : Sn. Muhammed Ali, bu dehşetin meydana gelmesine sebep olan teröristlerle aynı dinin bir mensubu olarak neler hissediyorsunuz ?

Muhammed Ali: Siz (!) Hitler ile aynı dini paylaşan bir mensup olarak neler hissediyorsanız aynısını.


(İkiz kulelere saldırının ardından)







12 Kasım 2015 Perşembe

Gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta...










Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır.


Bakara/164




Allah'ın rahmetiyle onlara yumuşak davrandın.






Gözde bulunan katı tabaka zayıfladığında, zararlar ortaya çıkar. Binaenaleyh gevşemek bir perde olduğu kadar katılıkta aşırıya gitmemen ve uygun bir sertlikte karar kılman lüzum eder.
Mutluluk ve saadet -sapmada değil- eşitliktedir.
İki benzerin birbirinin zıddı olduklarını söyleme.
Her makamın bir sözü olduğu gibi her bilginin adamları, her meşrebin bir hali vardır.
Bir su tuzludur, bir su içilebilir ve tatlıdır. Sertlik ve gevşeklik rüzgarlarda da ortaya çıkar. Rüzgarın sert ve şiddetli olması, fırtınadır. Bu itibarla fırtına şeklindeki rüzgar verimsizken zayıf ve hafif rüzgar cömerttir, vadileri ihya etmek üzere eser, neticede memnun edicidir. Ondan bir rahatlık ve gevşeklik ortaya çıkar. Ulaştığı yere musibet ve felaket isabet etmez.
Bu itibarla dinde yumuşaklık, dinin bir gereğidir. 
Bu nedenle Allah peygamberini yumuşak insanların arasından seçmekle (insanlara) lütufta bulunmuş, " Allah'ın rahmetiyle onlara yumuşak davrandın " (Ali İmran-3/159) demiş, onlara böylece ihsan etmiştir.
Hz. Peygamber davranış ve fiillerinde katı ve sert olsaydı, insanlar etrafından dağılırlardı. Onlar kendilerine gösterilen yumuşaklığa ve bağışlayıcılığa rağmen vahyi kabul etmezken katılık ve sertlikle sadece daha çok yüz çevirirlerdi.
Ne çok acı olup dışlan ne yumuşak olup istismar edil !
Yılana benze ! İlacından hayır umulurken vereceği zararından çekinilir. Çünkü o köprücük kemiğine kadar çıkmış olsa da nefesi geri döndüren ilaçlardan biridir.


Fütuhat - c17,s308 - Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)




Nokta








SOYUNDUM HARF LİBASINDAN ERŞTİM NOKTA-İ SIRRA 
O NOKTA İÇRE MAHV ETTİM VÜCUDUM HAYDERİ OLDUM




Melek Baykal'a başörtüsünün iğnesi batmış!






Vay Melek  hanıma bak.Sen yıllardır  başörtüsü nefretini içinde tut tut tut Yozgat'a git teyzemin başörtüsü iğnesi ile balon gibi patla.Patlama da ne patlama.Yozgatlı kardeşlerim medeni olmadiğı icin yüzünü buruşturmuş hanim efendi.Bunca zaman taptığınız Atatürk'ün annesine  nasıl tahamül ettiniz inanılır gibi değil.Sen o foto daki anadolu kadının temiz yüzlü teyzemin tırnağina kurban ol.Birde utanmadan muhafazakar insanlara gitmeleri için ülke gösterir bu faşist beyinler.E buyrun medeniyet çıplaklık ya sizi Amozon ormanlarında yaşayan yerliler ile yaşamaya davet ediyorum.Çıplaklıkta onlar sizden daha medeni.







9 Kasım 2015 Pazartesi

acıklı mö














Yeryüzü Doktorları Bezmialem Fatih polikliniği'nde Suriyeli mültecilere ücretsiz hizmet vermekte






Yeryüzü Doktorları, Bezmialem Fatih Poliklinigi'nde hafta içi 17.30-21.00 arası Suriyeli mültecilere ücretsiz poliklinik hizmeti vermeye başladı.Çevrenizdekileri bilgilendirebilirsiniz. Allah onlardan razı olsun.





başkalarının hınçları






Aklınız durgundur.
Oturup “hayat güzeldir” diye yazmak gelir içinizden.
Gerçekleşmesini diledikleriniz için “Allah büyüktür.”
Belki “geçecek, her şey geçecek” diye yazmak,
Şiir yazmak,
Bir arkadaşınıza mektup yazmak belki de…


Belki radyo dinlemek geliyordur içinizden,
Belki sevdiğiniz bir şarkıya eşlik etmek,
Islık çalmak belki…
Ya da şiir okumak, deniz taşlamak, çizgi film izlemek, resim yapmak türünden şeyler.

Sosyoloji okumak istersiniz belki;
Edebiyat, psikoloji, felsefe, sanat tarihi…
Sevdiğiniz bir yazarın kitabını…
Gazeteden bir köşe yazısı…


Alıp başınızı gitmek istersiniz belki;
Uzaklara, bir arkadaşınızın yanına,
Annenize,
Bilmediğiniz bir şehre…
Okula, camiye, kırlara, ilk gençliğinize, çocukluğunuza

Hep yaşamak istersiniz ama
Hiç ölmek istemezsiniz.
Kimse ölsün istemezsiniz.
Her şey geçsin, kötü günler geçsin istersiniz.


Gazeteler “bugün hiç kötü haber yok!” diye manşet atsın istersiniz.
Haber bültenleri “bugün hep güzel haberler vereceğiz” diye söze başlasın.
Hayat, her gün bayram olsun istersiniz.
Ama olmaz işte!

“Ölüm, savaş, işgal, ekonomik çıkar, müdahale, ırkçılık, yokluk, esaret” kelimeleri önce kaleminizi kirletir.
Sonra mevsimlerinizi, şiirinizi, aklınızı, hayallerinizi, bildiklerinizi, umutlarınızı, yaşama isteğinizi kullanılamaz hale getirir.

Bir haber duyar telefona sarılır ve sevdiklerinizi ararsınız.
“Çok şükür iyisin!” dersiniz.
Ya iyi olmayanlar, ya tanımadığınız ölümler…
İşte onlar var ya, o ölümler,
Önce duru aklınızı vururlar.
Yaşama kaynağınız olan her şeyi…
Sonra şiirinizi, şarkılarınızı ve dualarınızı unuttururlar.





Nurdal Durmuş





borçlu








Uzaklarda bir yerde türküler söyleniyor









-Simsiyah bir gecenin koynundayım yapayalnız (Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes ) : o anki Türkiye nin durumundan bahsediyor Barış abi
-Uzaklarda bir yerlerde (güneşler doğuyor) türküler söyleniyor : o zaman sovyetler birliğine bağlı olan Türk devletlerinin bağımsızılığa dair isteklerinden bahsediyor ve bizim yardım edemediğimizden ( simsiyah bir gecenin koynundayım ) 
-Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor : Türk devletlerinin bağımsızlıklarına ilk adımları attıklarına 
-Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum Duyuyorum, görüyorum bir gün gelecek dönence biliyorum : bir gün tüm Türk devletlerinin bu dönenceden dönüp bağımsızlıklarına kavuşacaklarına inancını anlatıyor.







6 Kasım 2015 Cuma

Çoklukla övünmek,sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.






Övünmeyiniz.
Topraktan yaratılmış ve toprağa dönünce kendisini 
kurtların ve böceklerin yiyeceğini insanın övünmesi neye yarar.

Hz. Ebubekir (r.a)








Allah'a bırak








Konuşarak kelimeleri incitme 

Kırılmış yanını Allah'a bırak



Kahraman Araz







Allah'ın insanlara verdiği rahmete mani olabilecek yoktur.








Allah'ın insanlara verdiği rahmete mani olabilecek yoktur.
O'nun tuttuğunu arkasından salıverecek yoktur.
O güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.
Ey insanlar 
Allah'ın sizin üzerinize olan nimetini anın.



Fatır Suresi






İbrahim Abi'ye selam olsun









bir sineği düştüğü yerden çıkarmaya yeltensem
öldüreceğim biliyorum

bir ata mahmuz vursam 
böğrünü kanatacağım biliyorum

bir taş atsam 
çok camlar kıracağım biliyorum

bir selâm versem 
karşılık alamayacağım biliyorum


4 Kasım 2015 Çarşamba

Allah ım Seninle aramızda...








Allah'ım seninle aramızda ben varım
Allah'ım seninle aramızda parazitler
cızırtılar
depresyonlar
Seninle aramızda uyku hapları
dalgınlığım
dargınlığım
Seninle aramızda, kalbimin karanlığı
körlüğüm
nankörlüğüm
ve nice putlar
Seninle aramızda yüzüm!
yüzsüzlüğüm
kişisel tarih bilgilerim
özgeçmişim
Seninle aramızda en uzunundan hikayeler
iskeletsiz sözcükler
şehvet
nefret
devlet
millet
bürokrasi
ütopya
ve proleterya
ve sakarya
ve kaos
eylemsizlik planlarım
kentler
tanrılar
alışveriş merkezleri ve modernliğim
banka kasaları ve cüzdanlar
gökdelenler
tembelliğim
aymazlığım
ıssızlığım
ellerimin aranıp durması
bedenimin sarkıp durması kendinden
ve kendimi hırpalamışlığım
huysuzluğum
Seninle aramızda çelişkiler
iççekişler
sisler
gövdeler
ve demirden perdeler
Allah'ım seninle aramızda di'li geçmiş zaman
iyelik ekleri ve sıfatlar
ve aramızda bir gurbet
bir gurbet!
bir gurbet!


Sevde Cemre




2 Kasım 2015 Pazartesi

Acı insanı değiştirir






Öğrenen, 
acı çeken,
 bulantı içinde debelenen kişi artık değişmiştir.

Tarık Taş








Alemlerin Rabbine Hamd Olsun




Hiç yoruma gerek yok.
Allah’tan gelen bir zafer, bir fetih nasip olduğunda ne yapılması gerektiğini, Kur’ân-ı Kerim açıkça bize bildiriyor.
Kader, iç ve dış bütün şer odaklarını bir sepette topladı, sonra onları hep birlikte bir hezimet-i fâhişe ile darmadağın etti.
Şimdi, Allah Teâlâ’nın fetih nasip ettiği kullarından neler beklediğini Onun kelâmından öğrenme ve uygulama vaktidir:

 Ümit Şimşek

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde,
İnsanları bölük bölük Allah’ın dinine girerken gördüğünde,
Rabbini hamd ile tesbih et ve Ondan bağışlanma iste. 
Çünkü O tövbeleri çok kabul edicidir.

 Nasr sûresi, 110:1-3